TAKİPÇİLERİMİZDEN GELENLER
Kayseri İlinin Pınarbaşı İlçesine bağlı yerleşim yeri olan Abazaca adı ile İsmelkıt yerleşkesi üzerinde yaşayan Abazaların Aşkaruwa boylarının sülale isimleri ve kısa bir yerleşke tarihçesini bizlere anlatan değerli soydaşımız Mıd Efkan Öçal’a
TAKİPÇİLERİMİZDEN GELENLER
Kafkasya’dan Anadolu’ya göç eden Abazaların yerleştirildiği bölgelerde oluşturdukları köyler ve bu köylerde yaşayan Abazaların şecerelerini, yaşam biçimlerini irdeleyen yazı dizisini hazırlayan Kopsirgen Orhan Baran’ın anlatımlarını yayınladığımda takipçilerimizden duyarlı kalemler de katkı vermek istediklerini ve yayınlanmak üzere hazırladıkları çalışmalarına örnek bir makaleyi siz takipçilerimizin bilgisine sunarım.
Kayseri İlinin Pınarbaşı İlçesine bağlı yerleşim yeri olan Abazaca adı ile İsmelkıt yerleşkesi üzerinde yaşayan Abazaların Aşkaruwa boylarının sülale isimleri ve kısa bir yerleşke tarihçesini bizlere anlatan değerli soydaşımız Mıd Efkan Öçal’a teşekkür ederim.
Atsanba Özen Sanbay
BÜYÜK POTUKLU (İSMELKIT)= AŞKARUVA
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti sınırları içinden büyük trajedi sonucu bilinen sürgünden karayolu ile anavatanını terk eden Aşkaruva Abazalarının Kars üzerinden Uzunyayla’ya gelip Kazancık’ta oluşturulan geçici yerleşimleri (Konaklamaları) ardından da zamanın İskân Komisyonu ve etkin ailelerin kararı ile Zamantı Irmağı’nın güneyinde olan Aziziye (Pınarbaşı) ilçesinin kuzey kıyısına yerleşmişlerdir.
Burada yerleşim olarak seçtikleri yerin yaylaya olan mesafesi göz önüne alınarak seçtikleri yerin köyün yarısı stratejik olarak önemli gördükleri yaylayı kontrol ve akarsuya hâkimiyeti düşünülerek köyden 3 km daha kuzeye yerleşerek ayrı bir köy kurmuşlar ve sonraki yıllarda da orası da Yukarı Potuklu adıyla ayrı bir köy statüsü kazanmıştır.
Potuklu Köyleri oldukça stratejik bir yerleşime sahiptir. Doğusu Kabardey köyleri batısı Türk Köyleri Kuzeyi Hatukoy köyleri olup güneyi Pınarbaşı’dır. Farklı sosyal ekonomik yapılara sahip bu coğrafya’ da bir denge merkezi konumu mevcuttur.
Zamantı Irmağı üzerine yapılan Bahçelik Barajı Büyük Potuklu Köyünü Baraj sahili haline getirmiştir. Pınarbaşı eskiden 3 Km olan mesafesi 6-7 Km ye çıkmıştır.
Köyde zengin krom maden yatakları mevcut olup yakın bir dönemde Türkiye’deki en büyük GES Güneş Enerji Sistemi kurulmuştur. Her ortam Anadolu köyü gibi Büyük Potuklu ‘da tarım ve hayvancılık yapılan köylerden olup erkeklerin çoğu çevredeki krom madenlerinden emekli kişilerden oluşan beraberinde kendi çapında tarım ve hayvancılık yapmakta olan ailelerdir. Ancak son yıllarda köyden kentlere başlayan yoğun göçler Büyük Potuklu’da da görülmüş köy kışın 3-5 hane kalıncaya kadar şehirlere göçerek yazın köye dönerler ile mevcudiyetini korumaya çalışmaktadır.
Köyde okuma yazma oranı yüksek sayılır. Hemen hemen her meslekten eğitimli kişiler mevcuttur. Köyde mevcut aileler şunlardır.
ABZEH: ASLAN, AZATROA=EKİZ, BEKİZRA: YILMAZ, KAPLAN, KILIÇ, ELKEÇRA= YILDIZ, YİSMELRA= ÖZBEY, AKTAN, KANARA= DEMİR, KASARA=DİRGEN, Lİ’RA=ŞENGÜL, HEDEGORA= CEYLAN, HABDİGAZİRAA: KILIÇKIRAN, HOJANDOĞURA= YÜCE, YAĞAN’RA=YAĞANOĞLU, ÖNEY
Mevcut aileler bunlar olup bilinmeyen savaşlarda yok olan ailelerde büyükler tarafından anlatılır.
YUKARI POTUKLU (İSMELKIT) =AŞKARUVA-ABAZA
Yukarı Potuklu Köyü 1868 büyük sürgün trajedisi sonucu göç ederek Kars üzerinden Uzunyayla’ya gelmiş orada oluşturulan geçici konaklama yeri olan Kazancık’ta dağıtıma tabi tutulmuştur. İskân komisyonu kararı ile Pınarbaşı ilçesi yanı sıra Zamantı Irmağı’nın kuzeyine yerleşimleri uygun görülmüş ancak bazı aileler daha da kuzeye akarsu kenarında daha uygun gördükleri bir boş mekânı yerleşime uygun görüp köyün bu günkü yerine yerleşmişlerdir.
Köyün bugün ki yerleşim yerinde daha önce her hangi bir yerleşimin izine rastlanmamış olup güneye bakan bir tepeciğin eteklerine akarsuyun kıyısına yerleşmişler. Bu akarsuyun vadisinde her iki tarafta kanallar açılıp sulu tarıma uygun hale getirirken bakir topraklar köy için oldukça önemli tarım arazileri olmuştur.
Kafkasya’dan getirdikleri tarım ve hayvancılık tecrübeleri ile yöredeki tarımı bilmeyen göçebe halka tarım alanında bilgi ve birikimleri ile oldukça faydalı olmuşlardır. Göçebelerin gelin kızlarının çeyizi olarak bilinen “ yayma” denen büyük yünden ya da keçi kılından örülmüş çuvallarla un gezdiren halk, fazla ürün için ambar ve loda (kapalı mekâna sığmayacak fazla yem bitkilerini koruma biçimi, zamanımızın silo yapım sistemleri) yapım işlemini Pınarbaşı çevresi Kafkasya’dan gelen göçmenlerden öğrenmişlerdir.
Aynı şekilde aşı ve gübreleme teknikleri ile Kafkas Göçmenleri beraberinde getirdikleri atlar, sığırlar ve koyunlarla beraber tarım ekipmanları ile yörede bakir olan arazileri tarıma kazandırıp bölge ekonomisinin canlanmasını sağlamışlardır. Öyle ki Kayseri’den önce belediye olan Aziziye (Pınarbaşı)’ nın ilk ve ardılları olan belediye başkanları Kafkasya Göçmenleri idi. İngiliz seyyah Gertrude Bell Aziziye’nin kurucu ilk belediye başkanı Abaza Lo Mehmet Efendi ile tanışmış ne kadar çalışkan bir olduğunu şehri kendi çabaları ile sokak ve caddelere kavuşmasını uzun uzun anlatır. Seyyah Gertrude Bell Basra (Irak) da başlayan seyahatinde bir başka Abaza Köyü olan Elhüye (Yukarı Boran) ye uğramış ve yolculukta gördüğü dış cephesi sıvalı ve bahçeleri çitle çevrili ilk köy olduğunu tarihe not etmişlerdir. Kayserinin eski yerlileri şimdiki gibi çok turist ve yabancının olmadığı dönemde bir Çerkes’in Kayseride görülmesi olay oluyordu. Diye anlatırlar. Pencerelere çıkıp yoldan geçen Çerkes’i seyreder, elbisesine, çizmesine, silahına varsa atı ve diğer eşyalarına hayran kalırdık diye anlatırlar. Hatta “ Çerkes Beyi yârim olsa, Uzunyayla Köyüm olsa “ diye türkü yakılmıştır.
Meraklısına : Çerkez beyim / Τσοκμέ - Κατίνα Φαρασοπούλου - YouTube
https://www.youtube.com/watch?v=wxIwZJq78SQ
Yukarı Potuklu daha yerleşmeden kendisini Osmanlının bunalımlı ortamında hayata tutunmaya çalışırken savaşlara çoğu zaman gönüllü olarak bazen de kayıtlı olarak katılmışlar. Bu arkası gelmeyen savaşlarda her cephede olmuşlardır. Bu ortamda yok olan birçok aile olmuştur. Öyle ki cenazeleri köyde ihtiyarla çocuklar defin etmişlerdir. Eli silah tutan herkes cepheye koştuğunda iş hayatı küçük çocuklar kadınlar ve yaşlılara kalmış bu konuda oldukça çok olay yaşanmıştır. Çok sayıda şehit vermiş Yukarı Potuklu’dan Kongreler ve İstiklal Savaşında döneminde maddi katkıları çok olmuştur. Canlı hayvan yün ve binek ya da koşum atları bağışlanmış ve bunlar için kayıtlar tutulmuş daha sonra iadesi yapılması istenmiş ancak köy halkı iadeyi kabul etmemiştir.
Köydeki nüfus son dönemde kentlere göç etmiş ancak yaz aylarında kısa da olsa köye dönerek yaşamını sürdüren halk arasında okuma yazma oranı yüksektir. Her meslekten eğitimli kişiler vardır. Kendi dallarında çok başarılı olmuş Prof.Dr. Arzu Özçelik (Nakşir) ve Prof. Dr. Canan Öcal (Mıd) gibi dallarında başarılı kimseler yetiştiren Yukarı Potuklu halkı bir gurura sahiptir.
Köyde kuru ve sulu tarım yanında hayvancılık da yapılmaktadır. Köyün tamamı sosyal güvenlik çatısı altında yükümlülüklerini yerine getiren, çalışan köydür.
Dip NoT: Aratya:(Pınarbaşı’na Kafkas göçmenler gelmeden önceki adı) Aziziye(Sultan Abdülaziz döneminde Aratya’ya yerleştirilen Kafkas göçmenleri sayesinde Kayseri’den önce belediyelik yapılıp Aratya adının Aziziye diye değiştirilmesi. Cumhuriyetten sonra da Aziziye adı Pınarbaşı olarak değiştirildi. Dolayısıyla ilk belediye başkanı Abaza Lo Mahmut Efendi ve ardılları yani ardından gelen diğer belediye başkanları çok uzun bir dönem hep Kafkas göçmenlerinden seçilmiştir.
Ardılları: Ardından gelen yani daha sonra gelenler eskilerin deyimi ile halefi olan başkanlar hep Abaza yada Çerkes kişilerdi. Günümüz Pınarbaşı Belediye başkanı da Abaza Yağan-ipa Deniz Yağan dır.
Yukarı Potuklu Köyünde Mevcut Yaşayan Aileler:
Alfabetik sırayla yazacak olursak
AGEÇARAA: YILMAZ, UĞURLU, APHARAA: TEMELTAŞ, BEKİZRA= TEMELTAŞ, BLENOYUERA= BAYAR, DIDURA=SEFİL, JEMUKURA=TATLI, KUESRA=KUŞ, KETAVARA=GÜLEÇ, MIDRA=ÖCAL, MIDOĞLU, KÖSE, MIHAÇERA=KAYA, NAKŞİR=ÖZÇELİK, HISTRA=ATAŞ, HAUPŞARA=ALTINDAL, ÇİÇERA=SÖNMEZ, ŞEMOFERA=YILDIRIM, YAĞANRA=ÖZDAMAR
Mevcutlar dışında yok olan aileler de biliniyor. Bunlar: AXIRA, KUDAÇIRIA, AGRBARA gibi ailelerde savaşlarda şehit olup geri dönmediklerinden aileleri yok oldular. Yukarı Potuklu Pınarbaşı’na 9.Km Kayseri’ye 105. Km mesafededir.
Mıd Efkan Öçal






0 Yorum