Geçmişi bilip, geleceği hayal etmek!
Geçmişi gençlerimize öğretmek bize düşer, Geleceği hayal ederek planlamak gençlerimize düşer. İnancım o ki geçmişi bilip geleceği hayal edebilen gençler başarılı olabilir. Ve bu gençlere ihtiyacımız var.
Geçmişi bilip, geleceği hayal etmek!
Türkiyede Abhaz yapılanması federasyonlaşma süreci ile başladı. Bugünlerde 16 yılına giren bu yapıya Türkiyenin önemli şehirlerinde yaşayan soydaşlarımızın gişimleri ile ulaşıldı. Elbette bu yapılanma biçimini doğru bulan birey olarak mutluluk duyuyorum.
Federasyonumuzun sekizinci kongresine kadar “bu federasyon niye var? Bu yapılanma biçimi olmamalı, bu bir bölünmedir. Vs gerekçelerle yeni cepheler oluşturarak örgütlü örgütsüz kimseler tarafından eleştri yağmuruna tutanlar Abhaz Yapılanması içinde yer almaya çalıştılar. Geçmişteki tüm eleştirilere birde politik yapılanma noksanlığı olduğunu ilave ettiler.
Şu siyasallaşma konusuna değinmek isterim. Federasyonumuzun yönetim kadrosunda bulunan kardeşlerimin siyasi kimliklerini evlerinde bırakması gerekir inancındayım. Yok siyaset yapacağız diyorsanız o alan burası değil. İllada birşeyci olunacaksa şayet bu Apsualık olmalı,
Bilenlerin konuşmadığı, özellikle köylerde yaşayan soydaşlarımızın ihtiyaç da duymadığı ana dilimiz için taşımalı sistem mesleği öğretmen olan Abhazyalı bir öğretmenimizle anadil çalışması yapmak için köylere gidip toplantılar yapıyorduk. O toplantıların birinde 30-35 yaşlarında bir gencin söz alarak” Bize dil değil silahımı alan Jandarmadan silahımı getirecek adam lazım, Belediyedeki işimizi anında çözecek adam lazım “ diyerek toplantıyı sabote etti. Bu kişi bugün Abhaz yapılanmasının bir kenarında aktif olarak çalışıyor. Ben de mutlu oluyorum.
Federasyonu kuruyoruz, bugün açıklayacağız, yarın hizmet yarışı içinde olacağız falan derken Sakarya Hendek Kafkas Derneğinde çok geniş katılımlı bir toplantı organize edildi. Bende o toplantıya katılanlardan birisi idim. O toplantıyı yöneten kardeşim açılış konuşmasında “ Abhazların federasyonlaşması bir ihtiyaç mı? Neden ihtiyaç duyuldu vs “ türünden bir soru sorduğunda ben söz alarak “ sabaha kadar anlatırım” demiştim. Toplantının kıyısından köşesinden müdahil olan bir başka muhterem “ sabaha kadar seni mi dinleyeceğiz” şeklinde cevap vermişti. Bunu anlatmamın sebebi o kişinin son genel kurulda itiraz ettiği Abhaz Yapılanmasına kimlerin yönetici olabileceğinin çalışması içinde gördüm. Buna da çok mutlu oldum.
O tarihlerde yazdığım bir makalede Rahmetli İnönü, 1964’te ABD’den Türkiye’ye yönelik ültimatomlar içeren ve Türk dış politikasında soğuk duş etkisi yaratan ‘Johnson Mektubu’na, o ünlü cümlesiyle cevap vermişti: “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de bu dünyada yerini alır.” cümlesini örnekleyerek “ yapılanmaya karşı olanları üzülerek dışarıda bırakarak oluşan yeni bir dünyada yer almaya başladığımızı ilan etmiştim.( https://jinepsgazetesi.com/2010/01/yeni-bir-dunya-kurulur/ )
Yine o tarihlerde Sakarya Kafkas Derneğinde yeni bir toplantı daha yapıldı. O toplantıda da Abhaz yapılanmasına itiraz edenlerin sayısı bir hayli fazla idi. O toplantıda hararetli konuşmacıların bir kısmını da federasyon bünyesinde bir şeyler ürettiklerini görmek te işin sevindirici tarafıydı.
Sakarya'da bunlar olurken İstanbul'da bazı ağır toplar Dernek üyeliğinden istifa ettiler. Sebep: Neden Abhaz Federasyonunu kuruyoruz. Niye bazılarını dışlıyoruz?
O tarihlerde İstanbul Abhaz Derneği Başkanı Sayın Cihan Zafer Federasyonun da kurucu üyesi yaptığı bir konuşmada “ Kimsenin kimseyi dışladığı falan yok, Herkes burada kucaklanıyor. Federasyonun da amacı bu. Birliği bütünlüğü sağlamak.” diyordu.
O istifa eden ağırtoplar yeniden üye oldular mı? Bilmiyorum ama Federasyon için ürettiklerini duyuyorum. Bu da mutluluk kaynağı.
Geçmişi gençlerimize öğretmek bize düşer, Geleceği hayal ederek planlamak gençlerimize düşer. İnancım o ki geçmişi bilip geleceği hayal edebilen gençler başarılı olabilir. Ve bu gençlere ihtiyacımız var.
Yeni yılınız kutlu olsun.





0 Yorum