Anadil, Gurbette Oy Kullanmak ve Geri Dönüş Üzerine!

Anadil, Gurbette Oy Kullanmak ve Geri Dönüş Üzerine!

1992 yılını temel alırsak 2026 yılında 34. yaşında olan Abhazya Cumhuriyeti Devleti ve kurumları, kuruldukları günkü gibi aktif bir şekilde çalışıyor. Diasporanın geri dönüşü organizasyonunda resmi bir kurum olan Geri Dönüş Devlet Komitesi de bunlardan biri. Bir ara bakanlık olarak da sınıflandırılsa da sonradan eski statüsü olan Komite haline dönüştürüldü. Bakanlık ile Komite olmasının arasındaki incelik nedir? Henüz fark edemedim.

Aslında anavatana geri dönüş yapmaya çok müsait olduğumu düşünmekteyim. Beni burada tutan pek bir şey yokmuş gibi gözüküyor; tabii büyüklerimin mezarını, akrabalarımın varlığını ve yılların yaşanmışlığını hesaba katmazsam...

Geri Dönüş Devlet Komitesi, özellikle kuruluş aşamasında anavatanın içinde bulunduğu zorlu şartlarda büyük bir heyecanla hayata geçirilmişti. Komitenin çok önemsediği yapı, Türkiye diasporasında bulunan soydaşlarıydı. Öyle ya nüfusunun üç katı Türkiye’de yaşamaktadır. Abhazya o gün de bugün de aynı heyecanla soydaşlarının anavatana dönmesini arzu etmektedir. 34 yılda Abhazya’ya yerleşen diaspora insanının önemli bir kısmının geçişi, Gürcistan-Abhazya savaşı ve savaşın hemen sonrasına denk gelen dönemde gerçekleşti. Peki, beklenen gerçekleşti mi? Hayır! Diaspora yeterli ilgiyi gösterdi mi? Hayır. Ben sorma ihtiyacı duydum: Neden?

"Neden?" sorusuna yanıt ararken kendimi temel aldım. Diasporada yaşayan çocukları, torunları, gelinleri ve damadı ile birlikte anavatana dönme ihtimali olan, şimdilik 13 kişilik nüfusa sahip biriyim. Durumum itibarıyla beni muhatap kabul eden devlet kurumu, Geri Dönüş Devlet Komitesi; diğer bir adıyla Demografya. O nedenle bu kurumun çalışmaları hakkındaki duygu ve düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Suriye’de iç hareketliliğin başlayacağı günlerde dönemin Demografya Başkanı Sayın Zurap Adleyba; Cansug Lazba, İnar Gitsba ve Abhaz-Fed Genel Başkanı rahmetli Akhusba Feridun Aksoy’dan oluşan bir heyetle Şam’a gitmişti. Kafkas diasporası ve soydaşları ile görüşmeler gerçekleştirip onları özel uçakla Abhazya’ya intikalini sağlamaları müthiş bir girişimdi. Her şeylerini bırakıp yüzün üzerinde insan Abhazya’ya dönmüştü. Üzücü olan ise bunların çoğunun sonradan Abhazya’dan ayrılması oldu!

Abhazya’yı yönetenlerin özellikle Türkiye’de yaşayan soydaşlarını anavatanlarına çağırması ve birtakım imtiyazlar tanıması bu kimselere cazip gelmedi. Bu nedenle kendimi de öne atıp sebeplerine dikkat çekmek istedim. Kim bilir, belki bir gün biri çıkar, bu yazdıklarım dikkatini çeker ve "böyle de bir değerlendirme var" diye düşünebilir.

Yazımın başlığı ve içeriği "büyük lokma". Beni ilgilendiren yönü, diasporada yaşayan bir vatandaş olmam. Gideyim diyorum, gidemiyorum; kalayım diyorum, kalamıyorum. Git-gel yapayım desem, ekonomi problem. Gitsem, barınma sorununun yanında bir de dil problemi var.

Şahsımı baz aldığım için biraz kendimden bahsetmeliyim; tamamı Apsua olan fakat anadilin çoğunlukla konuşulmadığı bir köyde yaşıyorum. Köyün yaş ortalaması 50-60 arası. Çocuk nüfusu birkaç kişiden ibaret, okul yok. "Kışın köyde kimse yok" desem eksik sayılmaz; yazın da çok dolu olduğu söylenemez. Gelecek kaygısı yaşayan gençlerimiz ilk fırsatta köyü terk ediyor. Çocuklarımın, mümkünse torunlarımın ata kültürü ile yaşanılan bir ortamda büyümesini hayal ederek bu köye yerleştim. Ama onlar da diğer gençler gibi gelecek kaygısı ile yeni bir hayatın peşinden gittiler.

Yaşanmışlıklar ve olumsuz tecrübeler, yeni girişimcileri de etkiliyor. Demografya tarafında galiba bizim “Geri Dönüş” hayalimizin sadece hayaliyle yetiniyorlar. Elle tutulur, ciddi bir geri dönüş hazırlığı yapıldığını görmüyorum; varsa da ben bilmiyorum. Benim gibi yaşı kemale ermiş olanları boş verin, gençleri bünyesinde toplayacak hiçbir çaba göremiyorum.

Türkiye gibi bir ülkede gelecek kaygısı yaşayan gençlerimizi tutamazken Abhazya’da nasıl tutacağız? Öğrenci olarak Abhazya’ya giden gençler oldu, dertleri var. Ticaret yaparak yaşamını sürdürmek isteyenler oldu, problemleri var. Abhazya’da hayatını birleştirip yeni bir yuva kurmak isteyenler oldu, eşinin milliyeti sorun oldu. Futbolcu olarak giden oldu, 3 ay zor durabildi.

Gözlemlerime göre Abhazya’ya yerleşmek üzere gidenlerin önemli bir kısmı zorunluluktan, az bir kısmı da akrabalık ilişkileri, anavatan sevdası veya ticari beklentiler. Anavatana temelli yerleşenler bence çok cesur kimseler, onlara imreniyorum. Ben o cesareti gösteremedim. Geriye dönüp baktığımda gitmek problem değil ama nerede yaşayacaktım? Konut derdimiz nasıl çözülecek? Emekli maaşımızdan başka gelirimiz yok; yetecek mi, yetmeyecek mi? Alışageldiğimiz bir yaşam standardımız var, orada bunlara erişebilecek miyiz? Burada emekliliğin verdiği birtakım imtiyazlar var, orada başımıza ne gelecek? Abhazya’nın bağımsızlığı için savaşan gençlerimizin önemli bir kısmı bile şu an Abhazya dışında yaşıyor! Zorunlu gidenlerin dışındakiler bile en küçük bir hastalıkta Türkiye’ye gelip çare arıyorlar. Sorular, sorular...

Dil de çok önemli bir sorun. “Anadil insanın anavatanıdır” derler. Hadi ben kör topal idare ederdim de eşim Abhaz olmadığı için zerre bilgisi yok. Oysa anavatan dışında yaşayıp, turistik geziler haricinde hiçbir ilişkisi olmayan biri olarak, hasbelkader edindiğim vatandaşlık kimliği nedeniyle anavatanın siyasi iradesine yön verecek bir olgu içinde olmayı (oy kullanmayı) uygun bulmuyorum. Anavatanın problemleri nedir? Hangi hastane ne durumda? Hangi yol çukur, çamur; ulaşım problemleri var mı? Yaşam pahalı mı? Yaşamadan, görmeden iktidarı seçmeyi doğru bulmuyorum. Hele hele birilerinin yönlendirmesi ile oy kullanmayı asla doğru bulmuyorum.

Çözüm önerisi olanın 7/24 hizmetindeyim. Kalın sağlıcakla.

Özen Sanbay Atsanba



 

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Anket

E-Bülten Aboneliği