Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
20°
17 Ekim 2018, 00:35

Mahinur Tuna Papapha

ABHAZ YAZARLAR BİRLİĞİ 80 YAŞINDA

02 Aralık 2013, 14:41

 Abhaz Yazarlar Birliği Başkanı

 Sayın Anzor Mukba'ya

 

 

        Abhaz Yazarlar Birliği'nin 80.yıl kutlamaları nedeniyle yaptığınız nazik davete sağlığım nedeniyle katılamayacağımı ama kalbimin sizlerle olduğunu bildirmek isterim.

        4.03.2004 tarihinde üyeliğine kabul edildiğim bu değerli kurumda bulunmaktan büyük gurur ve mutluluk duymaktayım.

        Siz anayurtta yaşayan kardeşlerimiz, edebiyatımızı kurdunuz, yaşattınız ve adını dünyaya duyurdunuz. Bizler ne yazık ki birer göçmen kuş olarak öncelikle yaşama tutunmak gibi bir mücadelenin yıllarca mağlubu olduk. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın yine de anadilimize “yok oldu” dedirtmedik.

        Bugün bütün dünyada halkların kültürel haklarına karşı değişen bakış açıları, bize de bazı kolaylıklar sağladı. Biz diaspora Abhazları tam bu haklardan yararlanmak, dilimizi  ve edebiyatımızı geliştirmek için bazı küçük adımlar attığımız bir sırada ne yazık ki anayurdumuz ateşler altında kaldı. Başta halkımızın değerli evlatları olmak üzere bir çok kayıplar verdiğimiz bu savaş, bazı kazançlar da sağladı. Artık bağımsız ve tanınan bir anayurdumuz var. Bundan böyle bizler de eskisinden daha çok  çalışmalıyız.

        Bu toplantıya gelebilmiş olsaydım, sizlere “Diasporadaki Abhaz Aydınlanması” konulu bir sunum yapmayı arzu ediyordum, kısmet olmadı. Bu konudaki metni daha sonra sizlere göndereceğim, arzu ederseniz yayınlarsınız.

        Bu gün size Türkiyedeki  Abhaz diasporasının ana dili ile okuryazarlığı ve edebiyat çalışmaları hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

        Abhaz insanı göçün yarattığı bütün olumsuzluklara karşın dilini ve kültürünü yaşattı. Göçten sonra nereye giderse gitsin, insanımız toplu yaşamaya gayret etti. Köylerimize başlangıçta Abhazca isimler kondu ve burada Abhazya'daki alışkanlıklarını sürdürmeye çalıştılar. Başta dilleri ve gelenekleri, yemekleri, dansları, şarkıları olmak üzere bir çok özelliklerini korudular. Uzun yıllar oradan getirdikleri şarkıları söylediler, öyküleri anlattılar, hatta yeni bir din benimsemelerine karşın oradaki pagan inançlarını bile bir süre burada yaşattılar. Buralara özgü pek yeni bir şey üretmeseler de eskileri korudular. Bunda köyde yaşamanın, başka bir dili henüz yeterince bilmemenin, hatta okur yazar olmamanın bir anlamda yararı oldu diyebiliriz.

        Abhazlar yeni bir dünyada yeni bir dinle tanışınca, dini vecibeleri yerine getirebilmek için İslam dininin sözlü ürünlerini  Abhaz diline adapte ettiler. Örneğin Hz. Muhammed'in doğumu ile ilgili şiirleri Abhazca'ya çevirdiler. Müslümanlık ile ilgili ilahiler öğrendiler. Yazıyı öğrenince bununla Abhazca şiirler de yazma ihtiyacını duydular. Bu konuda en güzel örnek. Beygua Ömer Büyüka'nın öğretmeni Çkalapıwa Şirin efendinin şiirleridir. Ömer Büyüka'nın çevresinde az da olsa bu dilde bir şeyler yazmaya çabalayan insanlar vardı. Çanıpha Hasibe, Atsanba Lütfi gibi.

        Abhaz aydınlanması konusunda 1900 lü yılların başında kurulan Çerkes derneklerinin önemi büyüktür. Çerkes Kadınları Teavün Cemiyetinin  Beşiktaşta açtığı okul için Bütba Mustafa'nın hazırladığı Abhaz alfabesi diasporanın kültür tarihi için bir başlangıçtır. Diasporada Abhazca yazılı ilk metinler işte bu alfabede yer alan minik tekstlerdir. Şüanıwa Fetgeri ise Abhaz tarihi ve kültürü için yazılarını Türkçe yazmıştır.

        Abhaz dili ve Edebiyatı Beygua Ömer Büyüka dışında hiç kimsenin gerektiği biçimde ilgi alanına girememiştir. Ömer Büyüka  Abhaz dili ve tarihi hakkındaki bilimsel incelemeleri ve şiirleriyle diasporada adından söz edilebilecek tek Abhaz aydınıdır. Türkiye'de Abhaz dili ile yazılmış edebi metinler Beygua Ömer'in şiirleriyle başlar.

        Gerek Osmanlı döneminde gerekse Cumhuriyetin ilk yıllarında Abhazlar ve Çerkesler hakkında Çerkes asıllı olmayan edebiyatçılar tarafından yazılmış şiir, hikaye ve romanlar vardır. Ahmet Mithat Efendi, Ömer Seyfettin gibi Çerkes asıllı yazarların Çerkesleri  anlatan öyküleri  de anadilde olmayıp Türkçedir.

        Ömer Büyüka'nın Abhazca şiirleri ne yazık ki sadece Abhazya'da yayınlanma olanağı bulmuştur. Türkiye'de yayınlananlar şiirleri Türkçe'dir. Abhazya'da çeşitli zamanlarda çeşitli dergilerde yayınlanan şiirleri 1990 yılında  “Astampıltüiy Apsuwa Bjı” adıyla kitaplaştırılmıştır.

        70'li yılların başında Türkiye'den Abhazya'ya Abhazya'dan Türkiye'ye gelen insanlar çoğalmaya başlamış bu sayede Abhazca  kitaplar gelmiş, insanlar kiril esaslı Abhaz alfabesi ile okuma yazma öğrenmiş ve anayurtla iletişime geçmiştir.  70 li yıllar Abhaz aydınlanması için umutlu yıllar olmuştur. Edebi anlamda çok fazla bir şey olmadıysa da mektuplar, folklorik derlemeler, çeviriler  ve küçük denemeler olumlu adımlar olmuştur. 

        Benim de içlerinde bulunduğum Abgınba Erdeşan, Kopsirgen Orhan, Axba Esat, Bgınıpha Simber, Papba Beybulat, Axba Erhan, Yaşba Bülent,  Aşamba Mümtaz gibi gençlerden oluşan “Abhazoloji Çalışmaları” adı altındaki  grup çeviriler yapmak, Abhaz kril alfabesi ile okuma yazma öğrenmek ve öğretmek, derlemeler yapmak gibi çalışmalar yürütmüştür. Yine aynı dönemlerde Aşamba Orhan, Abganba  Cengiz, Harania Cemal, Atrışba Şinasi, Abıgba Cemal gibi isimler de Abhazca okuma yazma, Abhazya ile yazışma, derlemeler yapma gibi çalışmalarda bulunmuşlardır. Abhazca okuma yazma bilmemesine karşın  şiirlerini hafızasında saklayan Adzınba Kadir'den de söz etmek gerek.

        Daha sonra Hayri Ersoy ve arkadaşlarının oluşturduğu Nart Yayıncılıkta ve ondan sonra benim bazı arkadaşlarımla kurduğum As Yayıncılık da Abhaz dili ve edebiyatı ile ilgili çeviriler yapmış ve çeşitli alanlarda kitaplar yayınlamıştır. Ha keza Ankara'da kurulan KAF-DAV'ın da Abhazlarla ilgili değerli yayınları vardır.

        Ancak bütün bu çalışmalar Diasporada Abhaz dili ve edebiyatı için bir anlam ifade etmemektedir. Diaspora aydınları önceliği, bir edebiyat yaratmak ve geliştirmek yerine Abhaz kimliğini tanımayı ve tanıtmayı amaçlayan tarihsel, kültürel ve sosyal yayınlara öncelik vermiştir. Anadilimizde bir edebiyatın ne büyük bir eksiklik olduğunun yeni yeni farkına vardık. Bunda yaşadığımız ülkedeki demokratik hakların gelişim çizgisi önemli bir faktör oldu. Fakat daha önemlisi bu konudaki bilincimizin yeterince gelişmemiş olmasıydı.

        Bu gün ne yazık ki Abhaz dili giderek genç kuşaklar arasında unutulmaya başladı. Buna rağmen halen Abhaz dili ile okuyan ve yazan insanlarımız var. Bu insanlarımızı edebiyata yönlendirmek,  Abhazca yazmaya özendirmek  ve ödüllendirmek gerek.

        Bu gün Abhaz dilini yitirmiş olan bazı genç aydınların edebiyat alanında ilerlemeler kaydettiğini görmekteyiz. Tıpkı Fazıl İskender gibi kendi dillerinde olmasa da kendi halklarını anlatan önemli yazarlar yetişmeye başladı. Bunlardan biri, bu yıl Sait Faik Hikaye Ödülü'nü kazanan Daguna (Argun) Sine Ergün oldu. Papapha Şafak Pala'nın da bir Abhaz ailenin yaşam biçimini ve anlayış tarzını anlatan öyküleri dikkate değer çalışmalardır.

        Şahsen kendim de dostlarımın teşviki, dilimizin ve kültürümüzün yaşatılması düşüncesi  ile Abhazca öyküler, anı kitapları ve biyografiler yazmaktayım.

        Günümüzde gerek dil gerekse yazım teknikleri bakımından yazma kurslarının açılması ve genç yazarların yetişmesi gerektiğine inanmaktayım. Bu nedenle anayurdumuzdaki bu kuruluşların diasporada bir Abhaz edebiyatı oluşturma çabalarına katkıları olacağını düşünmekteyim.

        Üzerinden tam 10 yıl geçen Abhaz Yazarlar Birliği üyeliğimi gözden geçirdiğimde edebiyat dalında fazla bir gelişme gösterememiş olmam beni üzse de, dil bilim dalında özellikle Ömer Büyüka'yı Abhaz diline kazandırma konusunda geldiğimiz noktada son derece mutluyum.

        Bundan sonra edebiyata daha çok zaman ayırmayı umuyorum. Artık diasporda bir Abhaz Edebiyatının var olması gerektiğine inanıyor ve bu konuda el birliği ile başarılar kazanacağımıza inanıyorum.

        Abhaz Yazarlar Birliğinin  sekseninci yılını tekrar en iyi dileklerle kutluyor daha nice yazarlar ve eserlerle, nice seksen yıllar diliyorum.

 

                                       Abhaz Yazarları Birliği'nin 60 No'lu üyesi

                                               Papapha Mahinur Tuna

        

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
666 gün önce
872 gün önce
987 gün önce
1373 gün önce
1436 gün önce
1697 gün önce
1921 gün önce
2028 gün önce
2050 gün önce
2064 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=