Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
18°
24 Nisan 2018, 20:59

Vahtang Abhazou

DAYANIŞMA, GÜCÜMÜZÜ İKİYE KATLADI.

24 Eylül 2013, 17:35

Son dönemlerde Abhazya’daki politik durum oldukça gergin bir hal almıştı. Buna rağmen hiç kimse sorunun silahla çözümüne başvurulacağına inanmıyordu. Ancak ne yazık ki öyle oldu. 14 ağustos 1992 tarihinde Gürcistan devlet konseyi’ne ait silahlı güçler, Abhazya’ya işgal girişiminde bulununca, Abhaz halkı kahramanca bir direniş gösterdi. Aynı günlerde dünya’nın dört bir yanındaki Abhaz diasporasında ve kardeş toplumlar arasında da Abhaz halkının yardımına koşulması gerektiği gündeme geldi. Türkiye’de insanlarımız birkaç saat içerisinde ayağa kalkarak, İstanbul, Adapazarı, Eskişehir, Bursa, İnegöl ve Düzce başta olmak üzere bir çok merkezdeki derneklerde toplanmaya ve neler yapılabileceğini konuşmaya başladılar. Toplantılarda sadece Abhaz ve Abazinler değil, Adige’ler başta olmak üzere diğer kardeş toplumlar da bulunmaktaydı. Gençler ise her yörede kendi araların- da ayrı toplantılar düzenlemekteydiler. Yüzlerce genç, Abhazya’ya savaşa gidilmesi görüşündeydi. Bu yüzden sadece bir ülkeden başka bir ülkeye savaşa gitmeye çalışmanın yaratacağı sıkıntıları  gidermek için neler yapılması gerektiğini tartışmaktaydılar. Dernek yöneticileri de gençlerin yanlış bir yola ve taşkınlığa sapmadan davranmaları için ellerinden gelen çabayı göstermekteydiler. “Ülkemizi bu güne kadar koruyan kardeşlerimize şimdi destek vermeyeceksek ne zaman?” diye soran gençler, en sonunda küçük gruplar halinde Abhazya’ya gidilmesi kararında birleştiler. 25 ağustos günü Adapazarı, İnegöl, Eskişehir, Düzce ve İstanbul gibi şehirlerden gelen Abhaz ve Adige gençlerinden oluşan 33 kişilik ilk gönüllü grubu Gudauta’ya ulaştı. Daha sonra Türkiye’nin her yanından gençler tek tek, ya da gruplar halinde Abhazya’ya gelmeye devam etti. Abhazya’nın işgalden arındırılmasındaki ilk önemli başarı Gagra’nın kurtarılmasıyla yaşandı, savaşçılarımız ve halkımız bu başarıyla büyük bir özgüven kazandılar. Yurt dışındaki soydaşlar, vatan savunmasına kutsal bir görev olarak bakmaktaydılar. Onlar, tarihi vatanlarını korumak için cepheye koşmanın yanı sıra, para, ilaç ve giyim kuşam toplanması gibi insani yardım organizasyonlarında görev almaktaydılar. Bu yardımlar evinden barkından olan insanlarımız kadar savaşçılarımız için de hayati öneme sahipti.

Aynı süre içerisinde diasporadan çeşitli delegasyonlar Abhazya’ya gelmekteydi. Bunlar, hem durumu yerinde görüp, dünya kamuoyunu bilgilendiriyor, hem de savaşan gençlerle bir araya gelerek onlara moral veriyorlardı. Bu dönemlerdeki konuşmalarda gençler arasında şehit düşenlerin olabileceği ve bu duruma hazırlıklı olunması gerektiği de gündeme gelmekteydi. Abhazya’ya sadece Türkiye’den değil, Suriye, Ürdün ve Almanya’dan da gruplar gelmekte ve bu arada çeşitli Avrupa ülkelerinde Gürcistan’ı protesto mitingleri düzenlenmekteydi.  24 ağustos 1992 tarihinde ise İstanbul’da bir araya gelen 42 dernek temsilcisi Abhaz-Adige diasporasının desteklerini daha organize bir hale getirmek ve Abhazya’nın sesi olabilmek için Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi’ni kurdular. Komite sadece Abhazlardan değil, tüm kardeş toplumların temsilcilerinden oluşmaktaydı. Bundan dolayı Komite yürütme kurulunda Abhaz ve Abazinlerden: Atay Açüışba, Cengiz Gogua, İrfan Argun, Gündüz Geçba, Yurdaer Marşan, Ardaşen Bganba, Cemalettin Ardzınba, Sezai Papba, Adigelerden: Rahmi Tuna, Hikmet Albayrak, Erhan Şahin, Çeçenlerden: Muktedir İlhan, Abdurrahman Özdil ve Osetlerden: Remzi Yıldırım gibi isimler yer aldılar. Komite bünyesinde oluşturulan çeşitli çalışma gruplarından olan insani yardım grubuna İrfan Argun, ekonomik işler grubuna Erol Kuteliya, basınla ilişkiler grubuna ise Sezai Papba başkanlık etmekteydi. Komite başkanlığına da Atay Açüışba getirilmişti. 1993 yılından itibaren başkanlığa Cemalettin Ardzınba seçildi. 2001 yılında ise İrfan Argun komite başkanlığını üstlendi. Komite başkanlığını günümüzde Ardaşen Abgınba yürütüyor. KADK savaş süresi ve sonrasında son derece yararlı çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar günümüzde de aralıksız sürdürülüyor.  Ancak bu gün, bu amaçla kurulan Abhaz Dernekleri Federasyonu ve diğer Abhaz-Adige kuruluşları da Abhazya için  kapsamlı çalışmalar yürütmekte ve ellerinden gelen çabayı göstermekteler.

* * *

Türkiye diyasporasından Abhazya’nın bağımsızlık savaşında beş şehit verildi.

Abhazya kahramanı madalyalı Bahadır Abağba, Leon madalyası sahibi Vedat Kuadzba ile Cesaret madalyası sahibi olan Efkan Tsıba, Zafer Argun ve Hanefi Yegoj.

Suriye diasporasından üç şehit bulunuyor: Leon madalyalı  Farid Arüytaa,  Cesaret madalyalı Ziwar Çiçba ve Hasan Carkas.

Batum’da yaşayan soydaşlarımız arasından ise iki kişi; Leon madalyalı Anzor Agırba ile Cesaret madalyası sahibi Yuri Adzınba şehit oldular.

Abazin kardeşlerimiz arasından da beş şehidimiz bulunuyor. Leon madalyalı Albert Agirov, Vladimir Kişmaxov ve Muhammed Şxagoşev ile Cesaret madalyası sahibi Murat Kucev ve Yuri Kapov.

Savaş sonrasında kaybettiğimiz kişiler  arasında ise Dr. Ahmet Kucba, Leon madalyalı Birgül Çuwa, Cesaret madalyası sahibi Cezmi Kucba ve Mümtaz Şamba’da bulunuyor.

Bu gün her alanda gelişme yolunda olan Abhazya’mızın yukarıdaki manzaradan da anlaşılacağı üzere birlik ve dayanışma içerisinde bulunduğu zaman gücünün nelere yeteceği apaçık ortadadır.

Abhazya’nın bu gün geldiği nokta, şehitlerimizin canlarını boş yere feda etmediklerinin de en güzel göstergesi. Bunu tüm Abhazyalılar gibi diasporadan gelenler de yerinde görmekte ve takdir etmekteler.  

Zaferin 20 yıl dönümünde Abhazya’daki gaziler ve şehit aileleri başta olmak üzere ulusumuzun tüm fertlerinin zafer bayramlarını en içten dileklerle kutluyoruz.

Vahtang Abhazou

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=