Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
14°
22 Nisan 2018, 17:16

Mahinur Tuna Papapha

2500 yıllık Sohum Kenti.

09 Temmuz 2016, 18:48

Abhazların kendilerini bildikleri günden beri anadillerinde Aqua (Akua) dedikleri, Osmanlı döneminde Sohumkale olarak anılan, daha sonra Rusların Sokhum, Gürcülerin Sohumi dedikleri bu günkü Abhazya’nın başkenti Sohum 2500 yıllık bir tarihe sahiptir.

MÖ 6. Yüzyılda Dioskuria adıyla bir Yunan kolonisi olarak kurulmuştur. Dioskuria kentinin adına ilk kez Yunanlı yazar Kardiyonlu Psevdo_Skilak’ın eserinde rastlıyoruz. Bu metinde Dioskuria’ya henüz “Polis” yani “kent” eki eklenmemiştir. Başka bir varyantta “Dioskuriada” şeklinde yazılmaktadır. Bu isimlerin kullanıldığı zamanlar MÖ 4-1. Yüzyıllar arasıydı. Miladi 1. ve 2. Yüzyıllardan itibaren Plini, Flavi Arryan  gibi bazı yazarlar Dioskuria yerine Sebastopolis sözcüğü kullanmaya başlamışlardır. Dioskuria sözü Yunan mitolojisindeki Argonot efsanesinde Altın Post’u almaya giden Argonotlar arasındaki  ikiz kardeşler “Dioskurlar”, yani Kastor ve Polloks anısına kullanılmıştır. Bu kardeşler kent kurma ve bu kentleri korumanın sembolü idiler. Bizanslı Stefan’a göre “Dioskuriada” Pont Denizi’nin yani Karadeniz’in üstündeki bir kentti. Eskiden onun adı Eya idi. Eya Yunan mitolojisine göre Kolhida’da bulunan bir kentti. Kolhida Kralının adı da Ayet idi, oğlunun adı Apsırt, kızının adı ise Medea idi. O zamandan beri  Dioskuriada adının yanısıra Abhazlar AQUA adını da kullanıyorlardı. Aqua Abhazca göl anlamına geliyormuş, “adzı qua”.  Bilindiği gibi Sohum’un etrafı göller ve göletlerle çevrilidir. Bir de “Sohumka” denen küçük bir dereden söz edilmektedir. Bu suyun adı da “Ake” ya da “Akepsa (Hakipsa” idi. 19.yüzyılda bu küçük su Basla suyuna karışıyordu. 18.yy yazarı Reinnegs, Basla Ake’ye “Sohumka” diyor. Burada MÖ. 6. Yüzyılda Yunanlılar tarafından inşa edilen yapılarla ilgili pek bir şey kalmadı ama yine de o günleri anımsatan Sohum steli, Kibele ve  Demeter heykelleri, Dioskuria ve Roma paraları ve ufak tefek de olsa pek çok arkeolojik materyal kaldı.  MÖ 6-5. Yüzyıllardan itibaren burada sürekli bir kent yaşamı olduğunu gösteren materyaller olduğu gibi yazılı belgeler de kaldı. Özellikle Roma döneminde Sebastopolis olarak adı değişen kent ile ilgili Arryan “Ben Sebastopoliste’yim kale duvarlarını güçlendirdim. Askerlerin maaşlarını da verdim” diye yazıyordu. Sohum’da bulunan ve adına “Sohum Tableti” denen ve daha sonra benzerleri Maykop’ta da bulunan tabletleri okuyan Prof. G.F Turçaninof bu tabletlerden birinde Kolhida Kralı  Sawlah’ün  adına rastlar. Bu tabletlerde Aqua kenti ile Lıhnı köyünün de adı geçmektedir. 1

Ayrıca, Sohum’da eski Yunan diliyle pek çok yazılar bulunan arkeolojik materyaller bulunmuştur. Bu günkü Abhazya’nın başkenti Sohum, 2500 yıllık bir kültür, sanat ve ticaret merkezidir, Sohum’da yaşayan insanlar diğer önemli kentlerle sürekli ticari ve kültürel ilişkilerde bulunmuştur.

Bu tabletlerden söz etmişken, Maykop tabletinden de söz edelim. “Bu tablet Argonotlar ile ilgili efsaneyi doğruluyor, kanıtı da yakın bir zamanda  bulunan bir taşın üzerinde  kazınmış öykünün tercümesinde bulunmakta. Uzmanlar yazının Fenike yazısı olduğunu teşhis ettiler ve MÖ, 8. 12. Yüzyıllara ait olduğunu belirttiler. Dil Karadeniz kıyısında yaşayan Abhazya halkının dilidir. Efsaneye göre, Argonotlar, Teselya’dan Maykop yakınındaki Kolhis’e doğru yelken açmışlardır.  Mitolojik altın postu aradıkları söylenmektedir. Ama belki de Kolhis’te bol miktarda bulunan altını aramaya gidiyorlardı. 2

 Argonot Efsanesi Herodot'tan 500 yıl, günümüzden 3300 yıl önce doğmuş bir efsanedir. Ortaya çıkışı Kolhi uygarlığının en parlak dönemine rastlar.  Heredot'a göre MÖ 6. yüzyılda Önasyada kurulan en büyük dört devletin birisi Kolhida'dır. Eski çağlarda büyük üne sahip olan Kolkida,  Jason'un Argonot Seferi Efsanesi ile de dikkati çekmektedir. Argonot seferi eski Yunanlıların Güney Karadeniz'e ilk seferidir. Altın postu almak için sefere çıkan Argonotlar, Troya Savaşına katılan kahramanların babaları idi.

Heredot, “Yason'un Kolhida Kralı Hayıt'ın (Aites) kızı Medea'yı kaçırdıktan sonra Kral Priamos'un oğlu Paris'in bir kuşak sonra Helena'yı kaçırması Troya savaşına neden oldu” diye yazar.

 Altın Ülkesi diye bilinen Kolhida (Colhis) elverişli iklimi ve zengin madenleriyle Yunan âleminde daima bir düş ve zenginlik ülkesi sayılırdı. Miletoslular 630'da Dioskuria (bu günkü Sohum) ve Phasis (Poti) yi kurarak oraya yerleşmişlerdi.

Bu nedenle Altın Post Yunan mitolojisinde zenginlik ve iktidarın, Medea ve Yason aşkı nedeniyle de aşkın sembolü olmuştur. Bu sefer, bir tunç çağı efsanesidir. 

Teselyalı İolkos Kralı Aison (Yason)'un  Kolhis'ten ailesine ait olan Altın Postu geri getirmesi gerekmektedir. Yason Argo adlı bir gemi, yarı tanrı ve kahramanların bulunduğu bir mürettebatla Kolhis'e varır. Burada Güneş'in oğlu Kral Aites, Yason'u bir dizi sınavdan geçtikten sonra Altın Postu alabileceğini söyler. Yason Kral Aites'in ateş püsküren iki boğasını boyunduruğa vurup Ares'in tarlasını sürmedikçe, kral postu ona vermez. Yason daha sonra iki ejderha dişini bu tarlaya ekmelidir. Ekilen dişlerden silahlı adamlar biter. Onlarla da mücadele etmelidir.

Bu arada Aites (Hayıt)’ın kızı büyücü (bilge) Medea, Yason'a âşık olur ve onu ateşten koruyacak bir merhem verir. Tarladan bitecek silahlı adamların birbirleri ile dövüşmesi için aralarına bir taş atmasını öğütler. Bütün bunlar gerçekleştiği halde Hayıt postu vermez, Bunun üzerine Medea ejderhayı uyutur. Böylece Yason hem postu hem de Medea'yı kaçırır.

Hayıt kızının kaçtığı ve Altın Postun götürüldüğünü anlayınca ordusunu toplar ve Yunanlıların peşine salar. Medea ise babasının ve kendisinin yetişmemesi için elinden geleni yapar. Yanına aldığı küçük kardeşi Apsırt'ı kesip doğrar ve parçalarını yol boyunca denize serper. Onlar da parçaları toplamaktan Yunanlılara yetişemezler.

Bu efsanenin kadın kahramanı “Medea”  Yunan tragedya yazarlarının istediği gibi yazıp oynadığı bir oyundur. Acaba gerçek nedir ?  Gerçeği araştırmak için Kolhida tarihini araştırmak gerek. İşte bu gün 2500. Yılı kutlanan ve Kolhida Kralı’nın elindeki altın postu ve kızını Medea’yı alan Argonotlardan ikisi adına kurulan Dioskuria kenti yani Sohum tarihi üzerine söylenecek çok şey var. Sadece bir Milet kolonisi olarak Dioskuria diye anıldığı zamanlar değil. Sebastopolis ve Sohum Kale diye anıldığı zamanları da ele almak gerek. Sohumkale hem kent hem kale olarak özellikle Osmanlı döneminde de Karadenizin en önemli kalelerinden  ve kentlerinden biriydi. Sohum Kalesinin kitabesi halen Topkapı Sarayı’nın avlusundadır.   Ayrıca Sohum’un başta Sakarya ve Antalya olarak bazı Türk kentleriyle kardeş olduğunu duymuştum başka var mıdır bilemiyorum. Keşke bu etkinlik için Türkiyede’de bir şeyler yapılabilseydi.

Abhazya’nın o güzel kentine, o güzel halkıyla birlikte barış ve huzur içinde nice 2500 yıl diliyorum.

Papapha Mahinur Tuna

 

                                                        

         Not:

         1-Bu seferden sonra bu günkü Sohum şehrinin adı o dönemde bu sefere katılan ikiz kardeşler Kastor ve Polluks'un anısına “Dioskuria” olarak anılır. (G.K. Şamba. Abhazya’nın Arkeolojik Eserleri.  Çeviri: Papaph Mahinur Tuna. s 83-91

         2- Maykop'ta bulunan bir tablet Argonotların çıktığı seferin anısına hazırlanmış yazılı bir taş olarak kabul edilir. Uzmanlar, yazının fenike yazısı olduğunu MÖ 12-8. yüzyıllara ait olduğunu ve yazıldığı dilin Karadeniz kıyısında yaşayan Abhazya halkının dili olduğunu belirtir.  Kaynak: Reader's Digest Milliyetin okurlarına armağanı ( Kâinatın sırları.) s. 329-330

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
489 gün önce
695 gün önce
810 gün önce
1196 gün önce
1259 gün önce
1520 gün önce
1743 gün önce
1851 gün önce
1873 gün önce
1887 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=