Lütfen bekleyin..
DOLAR
3,6475 % 0,04
istanbul
16°
17 Ekim 2017, 10:38

Bilal Hasarokov

BİR AVUÇ TOPRAK

21 Haziran 2016, 14:11

Bir avuç toprak...

Bu kelimeleri duyunca hemen Bemurza Thaytsuhov’un aynı adlı romanını hatırlıyorum. Bu romanın tarihi sayfalarının iki yüzü vardır. Bir taraftan roman nasıl kurgulandığı anlatılıyor, yani, onun üzerinde yazar nasıl çalışmış, diğer taraftan ise roman gün yüzünü gördükten sonra artık kendi hayatı, kendi tarihini, yani diğer dillere çevirme, tiyatro gösterilerinin çıkması, insanların hisleri ve hayatı yorumlamalarına etkisi (buna Bemurza’nın kendisi, yayın evi ve gazete redaksiyonları okurlardan yorumların almış oldukları çok sayıda mektup delil teşkil ediyor).

Bilindiği üzere, Bemurza Thaytsuhov’un “Bir Avuç Toprak” adlı romanı bundan tam 50 sene öncesinde, yani 1966 yılında yayından çıkmış. Tiraji sadece 500 adet imiş ve bundan dolayı birkaç sene sonra kitap bibliyografik nadir bulunan kitaplardan sınıfa dâhil olmuş ve birçok isteyen kimse onu okumak için bulamıyorlarmış. 1974 senesinde “Sovremennik” yayın evi onun yeniden Rusça olarak bastırmış ve ülkemizin en uzak bölgelerini da kapsayarak onun okur kitlesi genişlemişti. 1993 yılında ise Karaçay-Çerkes yayın evi Rusça baskısını büyük tirajlı olarak tekrarlamıştı. Toplumsal örgütlerin ricası üzerine “Bir Avuç Toprak” romanı 2012 yılında Abaza dilinde yeni baskıyı yapmıştır.

Bemurza Thaytsuhov çok saf ve dürüst insandı, her zamana acele etmeden konuşur ve onun her kelimesi yüreklere dokunurdu. Gazete söyleşilerimizden bir tanesinde sorduğum soruları cevaplayarak, ayrıntılı olarak eserin üzerinde nasıl çalıştığını anlatmıştı: “Bu romanın kendine ait tarihi vardır. Ben onu kendi en güzel eserim olarak görüyorum. Yazmaya başlamadan önce birçok doküman incelemesinde bulundum. Bu işe üç senemi harcadım. Ayrıca, birçok olayı aydınlatacak resim buldum. Tarihçi Profesör Nevskaya bana çok yardımcı olmuştu. O kendi resim arşivinden Kafkasya Savaşı hakkında olanları seçmiş, bana vermiş ve şöyle demişti: “Bu resimler sana çok şeyi söyleyecek”. Ne zaman ki ben romanı yazmaya başladım, bana sadece altı ay gerekmişti – zihnimde o kadar net olarak süje çizgileri, olaylar ve kahramanların talihleri şekillenmişti. Ben geceleri çalışırdım: ya gece yarısından sabaha kadar, ya da akşamdan gece yarısına kadar. O zamanlar ben daha kuvvetliydim ve çalışma hızım da daha farklıydı. Bir gecede ben 15-16 el yazı sayfasının üstesinden gelebiliyordum”.     

Bemurza el yazısını bitirince, ilk gösterdiği kişi onun arkadaşı ve yazar Kali Cegutanov olmuştu. Kali taslağı okumuş ve kısa sürede iade etmişti. Bemurza olanları hatırlayarak, şöyle demişti: “Ben ondan eleştiri yazısını yazmasını istemiştim, çünkü o zamanlar böyle olaylar hakkında yazmak yasaktı. O ise el yazısının üzerine küçük bir kâğıdı tutturarak, şunları söylemişti: “İşte benim eleştiri yazım”. Bakınca, dört kelimeden oluşan bir tek cümle yazılmıştı: “Bu romandır, gerçek romandır IIII” (sonunda dört tane ünlem işareti).  Ve bana soruyordu: “Nasıl? Beğenmedin mi benim eleştiri yazıyı?” İşte benim eleştiri yazım böyledir, daha güzelini bulamazsın. Ve ben başka birşey ekleyemem. Teşekkür ederim!” Sonra benim ellimi sertçe sıkmış ve kardeşçe sarılmıştı. Ondan sonra ben el yazıyı yayın evine vermiştim”.

İşte, Abaza edebiyatı ve Karaçay-Çerkesya halkları edebiyatının klasiği olan, “Bir Avuç Toprak” romanının gün yüzüne çıkma tarihi böyledir.

Roman muhacirlik konusuna, Kafkasya Savaşı dönemi olaylarına adanmıştır ve onda dağlıların talihine düşmüş olan tüm vahşet, insanlık dışı çileler anlatılıyor. Ve, tabii olarak, şimdi çeşitli ülkelerde yaşıyor olan muhacirlerin torunlarının eser hakkındaki görüşleri çok merak edilen konudur. “Bir Avuç Toprak” romanı ile ilk onları tanıştıran kişi yazar Cemuladin Laguçev idi. “SSCB Yazarları Birleşimi heyeti bünyesinde iki sefer Türkiye’de bulunma bana nasip olmuştu” – diyerek o kendi hatıralarını paylaşmıştı. – Bemurza Thaytsuhov’un romanında muhacirlerin talihi anlatılıyor ya, bu yüzden ben yanımda kitabın çok nüshasını götürmüştüm. O 1971 senesiydi. İnanılması güçtür, ama ne zaman ki ben onlara kitapları veriyor ve romanın konusunu anlatıyordum, onların hepsinin gözlerinde yaşlar beliriyordu. Onlar hepsi tek ağızdan tekrarlıyorlardı: “Bemurza’ya teşekkür ediyoruz. Bu çok gerekli bir kitaptır”. Ben ikinci kez 1985 yılında onlara varınca, birçok insandan şunu duymuştum: insanlar “Bir Avuç Toprak” romanı okuyabilmek için özel olarak Abazaca okumayı öğreniyorlarmış. Ben ona çok sevinmiştim”.  

Roman Rusçaya çevirilince Bemurza Thaytsuhov’a özellikle fazla okur mektupları gönderilmiş. Bir de, tercüme işi çok da kolay olmamış. Yazar hatırlarını şöyle atılıyordu: “Romanı Rusçaya çevirirken zorluklarla karşılaşıyorduk. O zamanlar Kafkasya Savaşı hakkında yazmak tehlike arz ediyordu. Tarihte böyle bir savaş hiç olmamış kabul ediliyordu. Buna rağmen, ne zaman ki ben mota mot çeviriyi yaparak “Sovremennik” yayın evine gösterdim, onlar romanın baskı işine hemen başlamışlardı. Fakat kimse redaktör olmak istemiyordu. Redaktörler, eleştiriciler ve çevirmenler arasında birkaç kişi değiştirilmişti. Ve nihayet el yazı tercüman Viktor Çalmayev’in eline düşmüştü. Çok fazla soru ortaya çıkmıştı. O zaman, ben kitapları, resimleri ve kitabın üzerinde çalışırken kullandığım diğer materyelleri elime alarak, Moskova’ya gitmiştim. Roman çevirisi üzerinde çalışan ekibin tümüne bu materyallerin onlar için faydalı olacağını anlatmıştım. O materyeller arasında dağlıların zorlu göçü hakkında Berje, Smirnov, Abramov ve diğerlerinin hatıratları veya kitaplarında yazmış olduklarını anıları vardı. Çalmayev benim gelmeme kadar yadığı şeylerin hepsini bir tarafa bırakmış ve işe yeniden başlamıştı. Redaktörlerden de üç kişi değişmişti ve sonunda işe Elena Korneyeva azimli olarak başlamıştı. Sayfaların her birine o kendi soru, uyarı ve açıklamalarını ayrıntılı olarak yazmıştı. Onların hacmi sonunda el yazısının hacmi kadar olmuştu. Redaktör, çevirmen ve ben birlikte oturmuş ve bir hafta boyunca çalışmıştık. Her şeye rağmen, biz tüm anlaşılmayan soruları açıklığa kavuşturmuş ve el yazısını yayına hazır hale getirmiştik”.

1974 yılından itibaren “Bir Avuç Toprak” romanı ülkemizin her bir tarafında Rusça bilen okuyucuları için okunabilir hale getirilmişti ve bu olay ile ilgili çok sayıda ilginç hadise meydana gelmişti. Bemurza Thaytsuhov’un hayatı ve eserleri ile ilgili Kubina köyünde yazarın kendisinin de katılımıyla gerçekleştirilen toplantıların birinde köylülerden okul öğretmeni Boris Pazov dikkat çekici konuşma yapmıştı. Dediğine göre o Abazaların olmadığı köyde büyümüş, küçüklüğünden Abazacayı öğrenmemiş ve ana dilinde konuşamıyormuş. Askerliğini yaptığı senelerde Askeri Kuvvetlerde SSCB’nin uzak bölgelerin bir tanesinde, onun Rusça olan “Bir Avuç Toprak” romanı tesadüfen eline geçmiş. Roman onu kadar etkilemiş ki, askerliğini tamamladıktan sonra, bu eserin orijinalini okuyabilmek için kendi kendine ana dilinde konuşma ve yazmayı öğrenmeye başlamış.  

Sahne’de “Bir Avuç Toprak” romanı bazında tiyatro gösterisi ilk olarak Abaza dilinde İnjiç-Çukun ve Elburgan köylerinin halk tiyatrolarında, daha sonra da Çerkes dilinde Çerkes Halk Tiyatrosunda gerçekleştirilmiştir. Bu tiyatro gösterisi ile tiyatro Kabartay-Balkar Cumhriyeti, Adıgeya ve Abhazya’ya turneler yapılmıştı.

“Bir Avuç Toprak” romanından esinlenerek uyarlanan “Muhacirlerin izinden” adlı tiyatro gösterisi  ile 2001 yılında Abaza Halk Tiyatrosu’nun açılması Bemurza Thaytsuhov’u çok sevindirmişti.

 “Bir Avuç Toprak” romanı Türkçeye de çevirilmiştir” – diye devam ediyordu. Bemurza. – Onu Yusuf Hapatov çevirmişti – yurdumuzu Kafkasya Savaşı esnasında terk eden muhacirlerin torunlarından biri. O bizim buraya Abazaşta’ya gelmişti ve biz onunla görüşmüştük. O bana birkaç soru sormuştu. Ben de onları cevapladıktan sonra da gitmişti. Bir daha da görüşmedik. Bilemiyorum, çalışmayı tamamlamış mıdır, kitap yayınlanmış mıdır? Sadece biliyorum ki, bazı kısımları orada hazırlanan “Kafkasya” dergisinde yayınlanmıştı.

...Hayat kendi seyrinde devam ediyor. Acımasız ölüm Bemurza Thaytsuhov’u kendisine almıştı. O 20 Eylül 2007 senesinde vefat etti. Fakat biz yüreklerimizde Bemurza Thaytsukov’un aydınlık anılarını saklayacağız, onun eserleri bizim için Abaza edebiyatı ve kültüründe her zaman parlak yıldız olarak kalacaktır.

Bilal Hasarokov
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4407:1112:5715:5718:3019:50
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=