Lütfen bekleyin..
DOLAR
3,8044 % 0,36
istanbul
13°
18 Ocak 2018, 01:08

Mahinur Tuna Papapha

Abhaz Kadını

06 Mart 2013, 11:42

Abhaz Kadını

“Axatsa Dalızxıwa Aphüıslop-Adamı Adam Eden Kadındır”

Papapha Mahinur Tuna

Bir türlü bitiremediğim işler arasında bir de “Abhaz Kadının Dünü ve Bugünü” hakkındaki kitap çalışmam var. Her 8 Mart geldiğinde kalbime bıçak gibi saplanır. Umarım ölmeden önce bitiririm.

Geçenlerde Atrışba Talat amca ile bir söyleşi yaptım. Doğrusu çok mutlu oldum. Biz Abhazlar diğer Kafkas halkları gibi yazı diline geç kavuşmaktan ötürü üzülürüz. Yalnız sevindirici bir yanımız vardır ki o da Kafkas halklarının tümünde var olan ve günümüze kadar gelen sözlü kültürümüz.

Masallar, destanlar, atasözleri, şarkılar ve her türlü sözlü ürün halkımızın tarihi ve kültürü bakımından gerçekten çok zengin kaynaklardır.

Halk belki yazamıyordu ama konuşulanları hafızasına öyle bir yerleştiriyor ve bu bilgileri kuşaktan kuşağa aktarıyordu ki neredeyse değil olaylar, sözcükler,  sesler bile yitmeden günümüze geliyordu.

Atrışba Talat amca büyüklerden dinlediklerini şöyle aktardı. Eskiden Apsuwara-Abhazlık ile ilgili ilkeleri belirlerken, örf, adet ve görgü kurallarını oluştururken, ulu-kutsal ağaçların altına oturur, bunları tartışırlardı. Bu tartışmalar uzun yıllar sürerdi, artık tamamdır dedikten sonra saptadıkları kuralları gelecek kuşaklara aktarırlardı. Talat amcanın bu anlamda “Apsuwa Eykuşüa Dızakuta ?”  yani “Mükemmel Abhaz Kimdir?” adı altında okuduğu dizeler beni çok düşündürdü. Hepsini burada yazmak mümkün değil ama kadın ile ilgili maddelere biraz değinmek istiyorum.

Özetle, bir Abhaz erkeği eşini uluorta yermemeli, ona kız kardeşi gibi değer vermeli, anlaşamıyorsa kuralına uygun biçimde ayrılmalı, gibi ilkeleri sıraladıktan sonra sonuç olarak;  “Axatsa Dalızxıwa Aphüıslop”  yani “Adamı adam eden kadındır” dedi. İşte bu veciz söz bana göre Abhaz kadını ile ilgili her şeyi tanımlıyordu. Çünkü bu güne kadar Abhaz dilinde okuduğum tüm sözlü ürünler kadının en çok bu yönünü vurguluyordu. O yüzden bu sözleri çerçeveledim.

Bu arada, Ubıhça konuşabilen değerli Meral hanım ile karşılaştım. Ondan birkaç Ubıhça sözcük dinlemek istediğimi söyledim. O da “Erkeğin ışığı kadındır” anlamında bir atasözü söyledi. Adigelerde de benzer bir atasözü mutlaka vardır. Bu halkların tümü aynı xabze kurallarını uyguladığına göre kadın konusundaki algılamaları da aynıdır diye düşündüm.

Türkiye'de genel anlamda Çerkes kadını olarak tanımlanan hanımlarımızın geçmişteki konumlarına bakmak için aslında her halk kendi dilindeki verileri incelemeli. Ben sadece Abhaz dilini bilen ve o literatürü takip eden biri olarak Abhaz kadınından söz edeceğim, bu yüzden  kardeş halklar beni bağışlasın.

Abhaz kadının tarihsel serüvenini izlerken öncelikle Nart destanlarına bakmamız gerekir. Nart destanları bilindiği üzere anaerkil dönemden ataerkil döneme geçişi anlatan ve kadın erkek ilişkilerini, dolayısıyla kadınların ve erkeklerin rollerini en iyi yansıtan bir eposdur.

Böyle baktığımızda M. Gorki’nin de dediği gibi  Abhazların genetik sembolü Sataney Guaşa'dır. Sataney Guaşa bir çok Kafkas halkının kadın prototipidir. İdoldür. Kadının en yüce konuma sahip olduğu anaerkil dönemin kahramanıdır. Hem üretken hem doğurgandır. 100 çocuğu vardır. 99'u erkek, biri kızdır. Bu manidar sayı anaerkil dönemden ataerkil döneme geçilmekte olduğunu gösterir. Zaten Sataney Guaşa bizzat kendi eliyle  bu dönem için yeni bir kahraman yaratmıştır. Bu kahramanın adı Nart Sasrıkua'dır.  Sasrıkua taştan doğmuş bir çocuktur ama çelikleştirilmiştir. Böyle baktığımızda destanda taş döneminden demir dönemine geçiş olduğu da görüyoruz. Nartların kadın kahramanları kısaca şöyledir:

Sataney Guaşa: Üreten, doğuran ve yöneten bir kadındır. İyi bir annedir. Çocuklarını yedirir, içirir, giydirir. Onları şan ve şöhret gezilerine gönderir. Tüm Nartlara akıl ve fikir verir. Her zaman genç ve güzeldir. Güneşsiz ısıtıp aysız aydınlatır.

Gunda Pışdza: Dünyalar güzelidir. Güzelliği ile etrafa ışık saçar, erkek kardeşleri onunla gurur duyar, o annesi gibi üretken bir kadın değildir, bir savaşçıdır, amazondur. Önüne getirilen yemeği bile kendi yiyemez ama  Sasrıkua gibi bir kahramanı başarılı bir savaşçı olarak yetiştirir. Kendisini yenemeyen bir delikanlı ile asla evlenmeyeceğini söyler. Yenilgiye uğrayan birçok talipleri vardır, sonunda Huajüarpıs’a yenilir ve onunla nişanlanır. Bu kez başka bir talip çıkar ve Gunda'nın nişanlısına meydan okur. Düelloda nişanlısı kaybeder. Gunda Pışdza'nın aşk öyküsü mutsuz biter. Halk onu güzelliğin sembolü “Gunda Pışdza” ve arıların tanrıçası “Anan Gunda” olarak unutulmaz kılar.

Atsanların kızı Zılha: Ona ilk fenimist Abhaz kadını diyebiliriz. Zılha Nart destanlarında Atsan olarak anılan cücelerin kızıdır. Kendisi minik bir kızdır ama çok güzel bir kızdır ve dokuma konusunda yeteneklidir. Nart Kun ona aşık olur ve onunla evlenmek ister. Zılha bu teklifi bir şartla kabul eder “Beni ve ailemi küçümseyecek en ufak bir söz söylersen çekip giderim” der. Nart Kun da tamam, diye söz verir. Evlilik bu ya hep tozpembe gitmez. Zılha hamiledir. Nart Kun'un çizmeleri delinir. Kadının görevi aksadığı için Nart Kun çenesini tutamaz “E, Atsanların kızını aldığım zaman bunun böyle olacağını düşünmeliydim !” der. Bu arada “Kendin çok kısa boylusun ama hazırlanman çok uzun sürüyor” diye de laf atar. Zılha dayanamaz. Karnını bir bıçakla yarar ve karnındaki bebeği çıkarıp Kun'un önüne koyar. “Aramızdaki tek ortak şey buydu, al bu da sende kalsın !” der ve çekip ailesinin yanına gider. Kimsenin gücü onu geri getirmeye yetmez. Zılha kararlı bir kadındır, kafasına koyduğunu yapar, onurlu ve guruludur, kendisine değer verilmesini ister, tersi olduğunda en katı tutumu takınır ama yufka yürekli bir annedir. Oğlunu gizli gizli takip eder ve iyi yetişmesini sağlar. Nart Çüıç bu yüzden Nartlarda sessiz, süfli görünüşlü fakat yaman  bir kahramandır.

Ajüeypşaaların kızı Radeda: Güzelliği ile dillere destandır. Avcılık tanrısı Ajüaeypşaaların kızı olan Radeda akıllı, kişilikli ve çok beceriklidir. Nartların dayısı Eldız Şarwan onun bir portresini görür ve ona aşık olur. Nartlar onu dayılarına gelin alırlar ve “Worodeyda Moka” şarkısını söyleyerek eve getirirler. İşte meşhur gelin getirme şarkısı “Ridade” yani  “Radeda”  böyle doğar.

Aerglerin kızı Işıldayan  Parmak: Aergler de kahramanlık ve orman tanrılarıdır. Nart Sasrıkua onların kızı ile evlenir.  Ayriglerin kızı bilge bir kadındır. Çok akıllıdır. Kocasını çok sever ve sayar, ışıldayan parmağı ile onun yolunu aydınlatır. Rüyalarını yorumlar, zor durumlarda kocasına akıl verir. Kocasının öldü haberini alır almaz ölüp ölmediğini araştırmaksızın kendisini suya atar ve boğulur. Oysa kocası ölmemiştir.

Nartlarda bilge insanlar hep kadındır. Yaşlı bir kadın, anne yada eş her zaman bir danışmandır. Nartlar kadına çok saygı duyar. Cadılara bile kadın olduğu için saygı gösterilir.

O cadılar da  büyükten küçüğe ilkesine riayet eder.  Adamları yutacaklarsa da önce büyükden başlarlar.

Abhaz Mitolojisine baktığımızda, tanrılardan çok tanrıçaların olduğunu görürüz.  Zaten bu gün tek tanrılı din inancında Abhazların “Allah” anlamında kullandığı sözcük de anne sözcüğünden gelen  “Ançüa” dır.

Abhaz mitolojisindeki Tanrıçaları sıralayacak olursak,

Büyük ana tanrıça Ançüa Şana, göklerin tanrıçası Jüyüanan,  doğum tanrıçası Yıra, aile ve iffet tanrıçası Hansisa, değirmencilik tanrıçası Sawına, tarım tanrıçası Caca, üretim anası Anarğie,  toprak ana  Ankı, şehir tanrıçası Tsıwına, arıcılık tanrıçası Anan Gunda, su perisi Zızlan, yağmur tanrıçası Ziwawa, elişleri ve güzel sanatlar tanrıçası Arışna, Yarışna, Yarna, sağlık tanrıçası Hanıya, bilgi ve akıl tanrıçası Atana, güzellik tanıçası Gunda Pışdza, kayıplar tanrıçası Tzakua, düş perisi Çüıbliak, kabus tanrıçası Napkılçüa,  Abhaz müzleri, Rada ve Rara’nın kız kardeşi Raşa,  Ocak perisi Xuaşta, kısmet meleği Nanatsa, kötülük perisi Cincik, tarım ve zahire tanrıçası Ceres.

Bu tanrıçaların görevlerine ve inanış biçimlerine ve de ritüellerine baktığımızda kadınlara ne büyük işler ve roller verildiği açıkça anlaşılıyor.

Yine başka bir sözlü ürün olan folklorik halk şarkılarına baktığımızda yansıtılan kadın karakterleri de analiz edilmeye değer. Çoğunlukla çok güzel  kadınlar olarak nitelen, bazen bir eş, bir evlat, bir anne ya da bir kız kardeş olarak anlatılan bu kadınlar aynı zamanda korkusuz birer savaşçıdır. Ata binmeyi, silah kullanmayı çok iyi bilirler. Gerektiğinde erkek gibi giyinip ya cepheye koşar, veya haksız bir biçimde öldürülmüş bir yakınlarının intikamını alırlar.

Abhaz folklorunda öyküleri şarkılara konu olmuş Axatsamphüıs veya  Afırıphüıs diye tanımlanan yiğit kadınlara örnek vermek gerekirse: Balow-pha Madina, Ezgu-pha Tats Marika, İnci Hanım, Esma Hanım, Nazaza-pha, Kuğa-pha Nina, Han-pha Hacıhan, Laş-pha Maşa, Aşlar-pha Carımhan, Kuç-pha Almas, Ayrig-pha Hanya , Aç-pha Taguka, Nakopia-pha Şarifa, Ahan-pha Selimhan, Zuh-pha Selha, Aguzba Raşit yıpha Mıda, Kes-pha Elif, Ritsa  gibi karakterleri bu kategoriye örnek gösterebiliriz.

Abhaz kadını için vereceğimiz örnekler bundan ibaret değildir. Abhaz resmi tarihinde de çok önemli isimler vardır. Kolhida Krallığı zamanından beri başlayacak olursak Kolhida kralı Hayıt’ın kızkardeşi Kirke ve kızı Medea'dan da söz etmeliyiz. Açba ve  Çaçba hanedanları döneminde mevcut Abhaz Krallıklarındaki kadınlardan söz etmemek büyük eksiklik olur.  Bunlar arasında Kraliçe Granduht, Maryam, Helena, Burena , Kraliçe Tamara, Rusudan, Gudaruhta, talihsiz Darejan-Tanurya hakkında söylenecek çok söz vardır.

Abhaz kadının belki de en talihsiz dönemlerinden biri olan, sürgünden önce başlayıp sürgün ile birlikte sayısı artan “Saraydaki Abhaz Kadını”  konusu da tek başına  kitap olabilecek bir konudur.

Anayurt ve diasporada “Çağdaş Abhaz Kadını” başlığı ise Abhaz kadını hakkındaki en geniş bölümü oluşturduğundan kitabın bitmesini engelleyen bölüm olmuştur.

Tabi burada saymakla bitiremeyeceğimiz çok önemli isimler bulunmaktadır.  Anayurtta Sovyet döneminden tutun da 92-93 Savaşı sırasında ve sonrasında öne çıkmış kadınlar saymakla bitmez.

İlk kadın pilot Ayüzba Meri'den tutun da, sabır ve direnişin abidesi Lakoba'nın eşi Sariya,  Meri Eşba gibi bir heykeltraş, Nelli Tarıpha gibi bir yazar, kısaca çağın getirdiği tüm iş, sanat, bilim ve kültür dalında bir çok kadın adına son savaşla birlikte yeni kahraman kadınlar eklendi. Bir de   günümüzde bütün dünyayı sesiyle fetheden Hibla Gerzmawa gibi isimleri düşünürsek ve diasporadan  Keriman Halis, Mihri Müşfik Açba gibi daha nicelerini eklersek, sanırım çağdaş Abhaz kadını hakkında bir fikir edinebiliriz.

Dünden bugüne Abhaz kökenli bütün kadın karakterlere baktığımızda, onların öykülerini dinlediğimizde ister istemez bu kadınların konumunu, çağdaş dünya kadınlarının konumuyla karşılaştırmamız gerekecek.

Bu gün 8 Mart Dünya Kadınlar gününde dünya kadınlarının konuştukları başlıklara  bakıyorum; işçi hareketleri, eşit iş, eşit ücret, şiddete maruz kalma, kötü amaçlarla kullanılma, erken evlilik, kendi soy adını kullanamama, siyasette yer alamama gibi  çoğaltılabilecek bir çok kadın sorunu  Abhaz kadını  için ne ifade ediyor, geleneklere göre Abhaz kadının yeri ve değeri, günümüzdeki durumu nedir? ayrı bir yazı konusu olmalı.

O nedenle bu yazıyı başka bir zamana bırakıp bütün kadınların kadınlar gününü kutluyorum. Kadın olsun erkek olsun, insanların birbirlerine saygı ve sevgileri eksik olmasın.

 

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
papapha mahinur Tuna
1161 gün önce
Değerli Saim Tuç ağabeyciğim, sizden çok ama çok özür diliyorum. Ben yazılarımı yazdıktan sonra okumayı sevmiyorum çünkü mutlaka bir eksik ya da fazla bir şey buluyorum. En iyisi öyle kalsın diye dönüp hiç bakmıyorum. Buradaki yazıların başına da bu durum geldi. Burada böyle güzel yorumlar yapıldığını da hiç bilmiyordum. Üzerinden 223 gün geçmiş ben size bir yanıt verememişim ne kadar ayıp. Beni bağışlayın lütfen, Yazınızı şimdi indirip dikkatle okuyacağım. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ediyorum. Bu güzel yazınız beni zenginleştirecek. Çok çok teşekkür ediyor yeniden af diliyorum. Saim Okan Bey ve Nihal Hanım size de çok teşekkür ediyorum. Buradaki yorumları bu akşam fark ettim hem çok sevindim hem de zamanında yanıtlamadığım için çok mahcup oldum.
Saim Tuç Bic-ra
1384 gün önce
Sayın PA PAPHA!

Siz, Aphaz kültürüne gönül vermiş, birikimli ve yazdıklarıyla takdire değer bir (ilk oğul) Pa, Pıhasınz. Size biraz da “Kuoja” sıfatını yakıştırır sam herhalde bana kızmazsınız? Çünkü o paye “yolucu” anlamına geliyor ve söylenenlere göre, siz de zaman zaman takındığınız kıyıcı tavırla benzeşiyor gibiymişsiniz (!) ... Sekiz Mart Kadınlar günüyle ilgili yukarıda ki yazınız da, diğer dilleri bilmediğinizden yakınıyorsunuz, bende, Aşıva ve Kaberdey dili dışın da bütün diyalekt ve dilleri bilmeyi arzu ederdim çünkü her dil mensubunu daha doğru tanımayı sağlar ve sağlamış olurduk…

Tanrıçalarla ilgili değerlendirmeleriniz de Seteney (Sataney) Goaşa’yi öne çıkardığınız için sizi kavramlar ve oluşumlar konusunda biraz düşündürme yi hedefledim. “Se-te-ney” yada “Sa-ta-ney” hecelenirse dilimiz kök yapısıyla ne anlama geldiğini herhalde anlayacaksınızdır. “Guaşa” Adıgece paylaştırıcı demektir. Sateneyin oğlu, “Savsırıkoa” ve ya “Sosrıkoa” her ikisi de Kaberdey dilinde: Yanmış, yanık, yakıcının oğlu anlamındadır. Bir de Abaz/Abas dilinde “Nartsana kuaja” vardır, herne kadar Sataney sözünün Gül anlamına geldiğinin söylenmesi gibi, “Sane” sözcüğünün de Gül ve içecek olarak değerlendirilmesi hatalıdır ve esasta Nart’ın Annesi demektir. Oğlunun adı da, Abrıstkıl,“Abl-rıst–kıl” dır: Yakıcı yani ateşi bir araya getiren, tutan, meş'aleyi hazırlayan demek olur... “Nad, Nard” kelimelerinin kılavuz anlamına, “Nart” sözcüğünün öncü, engelleri aşıp karşıya geçen diye değerlendirilmesi herhalde sizcede yanlış değildir. Şimdi konuya bu isim anlamları açısından yaklaştığımızda: Sataney Guaşa’nın oğlu Savsırıkoa’yı Nartların çobanınından ediniş hikayesi hayli düşündürücü olmuyor mu? Yorumu size bırakıyorum.

Apsıvaların artiçle olarak kullandığı “A” sesini Aşıvalar yumuşak ge ye kaygın olarak kullanırız. Bu ağız ortası bir sestir ve Kaberdeylerin el anlamına gelen (A) sesi bizlerin anaç dilin de varlığı ifade eder. Mesela A-E a’nın yeri ve ya varın olduğu yer, ĞA-E ayni anlamdadır ve ayrıca varolan demektir. Gunda’yi güzellik tanrıçası biliyordum ama anlayamadığım bir yanı vardı: Gunte, kalbin içindeki anlamına geliyor, Gunda kalpsiz demektir. Amazonların Tanrıçası olması bu konuyu aydınlattı, öğrendiğime sevindim.

Sayın Papapha, bazı yerleşmiş ve benimsenmiş, değiştirilemeyecek türden mana karışıklığı olan kelimelerle isimlendirmeler kullanıyoruz. Mesela “Aphaz” geçmiş çağrışımlı “Kızları” anlamına gelmiyormu? Ben bazen önceki ilk olan anlamına gelen “Apkaz” deyimini kullanıyorum. “Pısı” Kaberdeylerde SU, Aşıva’larda ölü ve her iki dildede “Pıse” Can demektir. “Apsuva” ölünen yer, anlamlı değil mi? Neyse bunları fazla kurcalamamak lazım... Bir de bu yazınızda beni tahrik eden “Radeda” konusu var, “Worodeyda Moka” diye adlandırdığınız! Bu konuyu kimisi Mistislav olayına bağlar, kimisi yaşlanmışların ölüm çukuruna terk edilmesi geleneğinin bırakılmasıyla ilişkilendirir, sizde Nartların dayılarının evlendirilmesiyle ilişkilendirdiniz... Benim bildiğim sözleri şöyle, siz araştırır ve anlamlandırabilirsiniz diye düşünüyorum: “Varoç varoç, Varevari, Va royda va royda, Dari yovkoa” Bu son paragrafı Kaberdeyler “Dari mahoa” (Bizim hayırlı veya sevinçli günümüz) anlamında değiştirmişlerdir. Varidade veya Ridade ismiyle bilinen, farklı yerlerde farklı söylense de temel sözcüklerin bunlardan ibaret olduğunu düşünüyorum. Sağlıkla, Kolay gelsin.
Saim Okan
1760 gün önce
ellerinize sağlık saxşa....ALLAH dıbzırızxad...sapxan..yızguıpxad...abziyaraz..bzila..
Nihal Dalkılıç Eser
1775 gün önce
Saygı ve sevgiyle selamlıyor,emeğinize,bilincinize sağlık diyorum.Güzel bir 8 Mart hediyesi oldu.Ailemdeki sevgili Abaza kadınlarını da yazınızı okurken andım ve onların neden bu kadar güçlü,farklı birer birey olabildiklerini daha iyi anladım.Bütün dünya kadınlarının ve kendi halkımın güzel,onurlu,akıllı kadınlarının da gününü kutluyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
394 gün önce
600 gün önce
715 gün önce
1101 gün önce
1164 gün önce
1425 gün önce
1649 gün önce
1756 gün önce
1792 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=