Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
18°
25 Nisan 2018, 09:39

Mahinur Tuna Papapha

Zamanın Altın İpleriyle Geleceğe Miras Örmek

03 Nisan 2015, 15:22

Papapha Mahinur Tuna

 

Antik çağ yazarları “Güzelliğin ekildiği yer” diye söz eder Kafkasya’dan.  İnsanlarının yüz ve vücut, huy ve yetenek güzelliğinden, ülkenin doğasından, güzel sanatlarından, dans ve müziğinden, erkeklerinin kahramanlığından, en çok da güzel kadınlarından ve onların ürettiği güzel şeylerden söz ederler.

Bir çerkes atasözü  “ Kadının el mahareti aklını gösterir”  der. Gerçekten Çerkes kadınları Seteney Guaşe’den günümüze güzellikleri, akıl ve yetenekleri, el maharetleri ile yol gösterici olmuşlar, etrafa ışık saçıp aydınlatmışlardır.

Çerkesler eğitime ve bakıma çok önem verirlerdi. Küçük kız çocukları,  güzel konuşan, akıllı, iyi huylu, xabze bilen çocuklardı. O güzel ve sevimli kız çocukları, kötü sözlerden, üzüntülü olaylardan uzak yetiştirilir, onlara  sidaxe, sıpse, sinexu, sıxaara, sıpışdza gibi güzel sözler söylenirdi. Fazla yememeyi, temiz olmayı, güzel giyinmeyi, saygı ve sevgiyi, insan ilişkilerini, tatlı dilli olmayı, tembel olmamayı ve ihtiyacı olan her işi öğretirlerdi, yemek yapmak, biçki, dikiş, el sanatları, örgü ve dokuma ve hatta zırh örme onun işiydi.

O yüzden iyi dikiş diken, nakış yapan kadınlardan söz ederken

“İğnenin ucuyla şimşek çaktıran,

 Makasın ardıyla gök gürleten,

Uçan kuşun resmini çıkaran kadınlar”

 gibi metaforlar kullanırlardı.

Anayurtlarından sürülen diaspora Çerkesleri Kafkasya’dan getirdikleri bu güzel meziyetleri uzun süre korumaya çalıştılarsa da yaşamın getirdiği çeşitli sıkıntılar ve doğal asimilasyon nedeniyle yitirdiler.  Neyse ki günümüzde Dışek Elmas ve Ayşe Eşsiz Kardeşlerin ardından Tsey Bengün Gül gibi duyarlı Çerkes hanımlar bir araya gelerek yitirilen ata yadigarı bu güzel el sanatlarını yeniden diriltme çabasına girdiler. “Adıyuf” gibi etrafa ışık saçan elin imdat sesini duydular ve bir can kurtaran edasıyla bu sese kulak vererek, onun adıyla bir Çerkes el sanatları atölyesi kurdular. Şimdi de atölyenin kurulmasına önderlik eden Tsey Bengün Gül, kişisel el sanatları ürünleri ve Gül ailesinin zengin Çerkes el sanatları koleksiyonu ile bir sergi açıyor.

Bu konuda Bengün Gül Hanım’ı dinleyelim.

Bengün Hanım bu işlere nasıl başladınız?

“Ben küçük yaştan beri elsanatlarına özellikle resme meraklıydım. Genellikle bir şeyler karalamak, boyamak, yontmak gibi şeylere ilgi duydum. Örgü tığ dantel gibi işler pek ilgimi çekmedi. Elle yapılan diğer şeyler daha cazip geldi. 

                Seneler sonra yine bir merak yüzünden gümüş örme teknikleri ile ilgili bir kursa başladım. Baktım ki bu işler bizim işler, bu sefer hem öğrenmeye hem de bunların bizim sanatlarımız olduğunu savunmaya ve ispata çalıştım. Hocalara önce biraz geçmişten söz ettim. Çerkeslerde eskiden beri kullanıldığını, bunların bizim kıyafetlerimizde, motiflerimizde olduğunu belirttim. Tabii ilk başta kabullenmeleri kolay olmadı.

                Daha sonra Elmas ve Ayşe Eşsiz ablalara gittim eksiklerimi giderdim. Kendim de bunlara yeni bir şeyler kattım. Daha çok çalışarak geliştirdim.

                Bunları yaşatmak için günümüze uygulamak gerektiğine inandım. Daha kullanılır hale getirmeliyiz diye tabii öncelikle takıyı düşündüm. Trabzon’da da bu işi takıya dönüştürmüşler. Biz onların bilmediği gümüş örme tekniklerini de kullandık, birçok şeyi yeniden öğrendik ve yarattık, tellerle, taşlarla yeni yeni uygulamalar, çok farklı, çok değişik tasarımlar yaptık. Onunla da yetinmedik arkadaşlarla vakıfta bir kurs başlattık. Bir çok şeyi birlikte öğrendik, öğrettik bu kursun adını da “ADIYIF Çerkes Elsanatları Atölyesi” koyduk. Burada da bu işin sadece takıda kalmamasını istedik. Bunun üzerine ev eşyalarına, giysilere, düşünebildiğimiz her yerde farklı şekilde neyi nasıl yaparız diye düşünmeye ve uygulamaya başladık. Arkadaşlarımın hepsi de çok destekleyici, yaratıcı ve çok çalışkan, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gerçekten kadınların yaptığı her şey ortamı aydınlatıp etrafa ışık saçıyor.

Sergide ailenizin özel koleksiyonu ve sizin özel üretiminiz de olacak bundan da söz eder misiniz?

Koleksiyonun bazı parçaları anneanneden bazıları dededen kalma, Cengiz de çok meraklı, gördüğümüzü, bulduğumuzu almaya, toplamaya başladık. Biraz da ilgi duyduğumuz bilinince, elinde olanlar satmak için getirmeye başladılar. Eskiden kalma kemerler, kamalar, silahlar, eyerler. Böylece pek çok değerli eser toplandı.

Benim ürünlerim de merak sayesinde, şunu da deneyeyim, bunu da  yapayım derken deneyerek, isteyerek, içimden gelerek bu daha yakışır diyerek yaptığım çalışmalardan doğdu.

Sergi fikri nasıl doğdu ?

Sergi ise bu işlerin, işlemelerin kökenini  ispatlamak amacı ile doğdu. Yani Türkiye’de bu işin özellikle Trabzon’da Trabzon işi olarak tanınması üzerine, bizim de bu işin aslında Çerkes işi olduğunu ispatlamamız gerek düşüncesinden doğdu. Bir sürü kaynak bulduk, kitaplar edindik. Çerkesçe isimlerini ve nasıl yapıldığını gösteren belgeleri topladık. Bir anlamda gerçeği gün yüzüne çıkardık.

Sergi sonrası ne gibi projeleriniz var ?

Sergiyi daha da genişletmek istiyoruz, farklı yerlerde, farklı ülkelerde sergiler açmak istiyoruz. İlk etapta Abhazya’da sergi açmayı düşünüyoruz. Bütün projelerde beni destekleyen, yalnız bırakmayan tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Sağolsunlar, var olsunlar.”

                Değerli Dışek Elmas ve Ayşe Eşsiz ablalarımızın başlattığı bu güzel yol genişleyerek devam ediyor. Bu çalışmalar sayesinde Kadim Çerkes El Sanatları adlı, bunların yapılış teknikleri, yapılan işlerle ilgili terminolojiyi içeren değerli bir kitap yayınlandı. Bu değerli kitaptan da ayrıca söz etmek istiyorum.

Tsey Bengün Gül Hanım, Dışeyide; Denlheç, Udane Teşe, Cedıne gibi pek çok gümüş ve deri örme tekniklerini hayata kazandırmanın yanı sıra  Warada Mızıka Grubundaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor. Eski unutulmuş melodileri bulup onları şefimiz Ruhet Gürbüz Hoca’nın notaya almasını sağlayarak, çalmaya ve yaşatmaya çabalıyor. Kaybolan kültürel değerleri yaşatmak, tarihsel el sanatlarımızı toplamak ve üretmek konusunda gösterdikleri duyarlılıktan ötürü Gül ailesini kutluyorum

Böylesine güzel işlerle uğraşan, Adıyıf gibi eli ışık saçan bütün hanımlarımıza yürekten teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
492 gün önce
698 gün önce
813 gün önce
1199 gün önce
1262 gün önce
1522 gün önce
1746 gün önce
1853 gün önce
1876 gün önce
1890 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=