Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
19°
21 Ekim 2018, 10:09

Kopsirgen Orhan

ÇORUM İLİ ALACA İLÇESİNE BAĞLI ABAZA (AŞUWA) KÖYLERİ

01 Kasım 2014, 01:38

 ÇORUM İLİ ALACA İLÇESİNE BAĞLI ABAZA (AŞUWA) KÖYLERİ

A-GÖKÖREN (BZAGO KIT) (бзагва Кыт )

Gökören (бзагва Кыт )  köyü Çorum Alaca ilçesine bağlı olup ilçeye 15 kilometre uzaklıkta bulunan bir Abaza (Aşuwa) köyüdür.Bu köy ile ilgili bilgiler sevgi ve saygı değer Ağabeyimiz Ağüzba Muaamer tarafından hazırlanmıştır. Muaammer Ağabeyin hazırladığı yazıya herhangi bir bilgi eklemek mümkün değildir. Köklerimizle ilgili bilgi dolu yazısı nedeniyle kendisine teşekkür etmeyi borç biliyoruz. Muammer Ağabeyimiz, Sağ olsun var olsun.

GÖKÖREN KÖYÜYÜNÜN MUHACERET TARİHİ


Osmanlıların Kafkasya’ya doğru yayılma siyaseti ve Rusların sıcak denizlere inme planlarının ortak çatışma noktası Kafkasya tarih boyunca savaşlar ve işgallerle iç içe yaşamıştır. Tarih boyunca Ruslarla geçinemeyen Kafkasya’nın yerli halkları Ruslarla savaşacak onlarla baş edecek sandıkları Osmanlı İmparatorluğu’nu yanlarında görünce Osmanlı ile beraber olup Ruslara karşı uzunca süre savaştılar. Nihayetinde Osmanlı imparatorluğu Ruslar karşısında yenilip Kafkasya’yı terk etmek zorunda kaldığında Osmanlının savaş alanında işbirlikçileri olan Çerkes’lerin büyük bir çoğunluğu da Osmanlı ile birlikte Kafkasya’yı terk edip Osmanlı topraklarına (Anadolu, Balkanlar, Suriye, Ürdün, İsrail) yerleşmek zorunda kalmışlardır.

Köyümüz işte bu Osmanlı Rus savaşlarından sonra Kafkasya’yı terk edip Osmanlı topraklarına göç etmek zorunda kalan Abaza (Aşkarawa) asıllı ailelerden kurulmuştur. Köyümüz şimdiki Rusya’nın Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nden göçüp bugünkü yerlerine tahmini 1860’lı yıllarda gelip yerleşmişlerdir. İlk ikamet ettiklerinde köy (öyle rivayet edilir ki) 7 veya 11 hane idi ve ismi köye ilk yerleşen ailelerden biri olan Bzagoa’ların ismi ile Bzagoakıt (Bzagoa’ların köyü) olarak anılmaktaydı. Köye ilk yerleşen aileler kendileri ile birlikte gelen ama Tokat Zile, Sivas Şarkışla, Çorum Alaca ve Yozgat bölgelerine serpiştirilerek ikamete mecbur kalmış diğer akrabalarını ve tanıdıklarını bulmuşlar ve onları da köye getirerek yerleştirmişlerdir. Böylece köydeki hane sayısı zamanla artarak 58 haneye kadar çıkmıştır.

“Muhacirlere köyler inşa olunurken çocuklarının eğilebilmeleri için mektepler inşasına da önem verilmekteydi. Mesela 1860 yılında Varna’ nın Tuna’yı Müslim, 1864’ te Bozok Sancağı Hüseyinabad Kazası’ na bağlı Gökviran, Düzce’nin Üskübi, 1873’ te Edirne’nin muhtelif köylerinde mektepler inşa edilmiştir.” (Saydam, A., 1997, Kırım ve Kafkas Göçleri (1856-1876), Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara). Bahsi geçen bu mektep ve mektebin fiziki kalıntıları hakkında köyümüzde bilgisi olan ve bunu hatırlayan yoktur.

BELGELERDE GÖKÖREN KÖYÜ 


BELGE 1:

Köyümüzün ilk ve hemen sonrası yerleşim planını gösteren bu krokiyi çizerken çoğunlukla köyümüz büyüklerinden Hacı Murşit Aydoğan, Hacı Talip Erdoğan ve Hacı Kazım Seçer’ in bilgilerinden yararlandım. Belge 3’ de bulunan ailelerden bir kısmının isimleri Belge 1’ de geçmemektedir. Bunun sebebi ilk yerleşimde olmayan ve daha sonra gelip yerleşenlerden olmalarıdır. Benim çizdiğim Belge 1’ deki kroki köyümüzün ilk yerleşimdeki ailelerin orijinal yerleşim yerleridir. Belge 1’ deki kroki üzerindeki rakamlar Belge 3’ deki satır rakamları ile özdeştir yani aynıdır. Örneğin Belge 1’ deki 5 nolu alan Belge 3’ deki satır 5 teki ailenin orijinal yerleşim yeridir. Belge 3’ de bulunup Belge 1’ de olmayanlar ise köyümüze ilk yerleşimden sonra gelip yerleşen ailelerdir.


BELGE 2: 

Bu doküman hazırlanırken büyük oranda Osmanlı dönemi nüfüs kayıt arşivlerinin latinceye dönüştürülmüş belgelerinden yararlandım. Bu arşivlerden köyümüzdeki Kafkasya doğumluları buldum. Belge 2’ ye listelediğim bu insanlar Kafkasya’ dan gelip köyümüze yerleşenlerdir. Bu insanların aile soyadları nüfüs arşivlerinde yazılı değildir. Ben bunlardan çoğalan nüfüs secerelerinden günümüzde yaşayan bireylerinden kalkıp geçmişe doğru bağlantı kurarak ulaştım. Örneğin Belge 2’ de satır 10’da yer alan Mansur oğlu Mahmut (1837 Kafkasya Doğumlu) bilgisinden hareketle Mahmut’ un oğulları Tahir, Talip, Feyzullah. Tahir’ in Oğlu Zübeyir Keleş. Zübeyir Keleş günümüzde yaşamaktadır ve aile soyadlarıda Cadır olarak bilinmektedir. Demek ki Kafkasya’ dan ilk gelen Mansur oğlu Mahmut’ un aile soyadı Cadır’ dır. Kafkasya’ dan köyümüze yerleşen ailelerin soyadlarına bu yöntemle ulaştım.


BELGE 3: 

21 Haziran 1934’ te çıkarılan soyadı kanunu ile birlikte köyümüzdeki tüm ailelerin Abazaca orijinal soyadları değiştirilmiş Türkçe soyadlar verilmiştir. Türkçe soyadlar verilirken de aile bütünlüğüne dikkat edilememiş bazen aynı sülaleden gelen birden fazla aileye aynı soyad verilirken, bazen de aynı sülaleden birden fazla aileye farklı Türkçe soyadlar verilmiştir. Bu listeyi hazırlamamdaki amaç aynı sülaleden olmasına rağmen farklı soyad alan ailelerin birbirleri ile akraba olduklarını bilmeleri ve birbirlerinin akrabalıklarını unutmamalarına katkıda bulunmaktır.

      


BELGE 4: 

Bu belgeyi hazırlarken çoğunlukla Hacı Kazım Seçer ve köyümüzün diğer büyüklerinin köyümüz geçmişi ile ilgili derin hafızalarından yararlandım. Defalarca onlarla bu konuda sohbetler ettim notlar aldım.


BELGE 5:

Bu listedeki insanlar nüfüs arşivlerinde bizim köye yerleştikleri kayıtlıdır ama bunlardan doğum yoluyla çoğaldıklarına gösteren nüfüs kayıtlarından insan yoktur. Bunu dikkate alarak bu kişilerin savaş ya da hastalık nedeniyle aile reisliğini sürdüremeden kısa sürede öldüklerini tahmin ediyorum. Çocukların ise gerek köy içerisinde gerekse komşu Çerkes köylerindeki olası akrabaları yanında bakılmak üzere yanlarına almış olabileceği bundan dolayı orijinal soyadlarını sürdüremeyip alınan aileler içerisinde sülale anlamında eridikleri, varlıklarını sürdüremedikleri sonucuna vardım. Farklı olasılıkların olma ihtimali de tabii ki olabilir. Bu konuda farklı fikirleri    olanlarla görüşlerini paylaşmaya hazırım.


Örneğin Cüce Salim Macit, İbrahim Toktaş, Ali Tiktaban, gibi soyadlara rastgeldim 1934 soyad kanununa kadar sülalelerini sürdüremediklerine göre, yani soyad kanunu gereğince soyad verilirken bunların sülalelerinden insanlar olmadığını varsayarsak bunlar bu soyadları nasıl oldu da aldılar anlayamadım. Ben bir yorum yapamadım. Bu konuda bilgisi olanlar bilgilerini bizimle paylaşırlarsa memnun olurum.

 

B-SULTAN KÖYÜ (Султан Кыт) 

Sultan köyü Çorum alaca ilçesine bağlı olup ilçeye 18 kilometre uzaklıkta olan bir Abaza (Aşuwa ) köyüdür. Bu köyün Abaza olan halkın bir kısmı Gökören köyü halkı ile birlikte Kafkasya dan göç etmiş bir kısmı da  başka Abaza köylerinden (örneğin Tam kıt=Samsun-Havza Hurdaz ) köyünden bu köye yerleşmiş olan kişiler tarafından kurulmuş bir köydür. Bu köyün kurucu aileleri sırayla şöyledir: Aji (Ажй ) –Naxri (Нахри) –Papa (П1ап1а ) -Temez (Темез ) –Tşu (т1шву ) Köy halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.Köyde Abaza asıllı 30 kişi yaşamaktadır.Ancak köy halkından Abazaca bilen kişi yoktur. Sultan Köylü ve Temez ailesine mensup kişilerin resim ve biyografilerini  ilişikte sunuyorum.

             

Mehmet Hulusi Akyol

Mehmet Hulusi Akyol, Yozgat Müftüsü iken Milli Mücadele'ye katılmış ve TBMM 1. Dönem'in başlangıcında Yozgat milletvekilliği yapmış din ve siyaset adamıdır. 1888'de Yozgat'ta doğdu. Tüccardan Çerkes Hacı Bekir Ağa'nın oğludur. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı (16 Ocak 1901). Sonra Kayseri'ye giderek öğrenimini sürdürdü. Burada Kayseri Medresesi'ne devam ederek Müderris Osman Hilmi Efendi'den icazetname aldı (1911). 17 Haziran 1911 tarihinde girdiği imtihanda başarılı olarak İstanbul-Beyazid Camii'nde Dersiamlığa başladı. Bu görevi sürdürdüğü sırada "Medresetü'l-kuzzat"a üç yıl devam etti. Ancak I. Dünya Savaşı'nda askere alınması üzerine bu okulu tamamlayamadı. Savaş sonu Aralık 1918'de Yedek Levazım Asteğmeni olarak terhis oldu. Hemen Dersiamlık görevine döndü. Yozgat Müftüsü Hüsnü Efendi'nin vefatı üzerine 19 Mart1919'da boş bulunan müftülüğe atandı. Milli Mücadele'ye katılarak Yozgat Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kuruluşuna öncülük etti. Bu arada Ankara Fetvası'nı "Yozgat Müftüsü" olarak tasdik etti. TBMM'nin 1. Dönemi için yapılan seçimde Yozgat Milletvekili seçildi. 23 Nisan 1920'de Meclisin açılışında hazır bulundu. 1. Toplantı Yılında İrşad, Şeriye, Evkaf ve PTT komisyonlarında çalıştı. Dönem içinde kürsüde beş konuşma yaptı. İki soru önergesi verdi. Şeriye ve Efkaf Vekaletinin gördüğü lüzum üzerine yerel asayişi temin için yeniden Yozgat Müftülüğüne atanmakla milletvekilliğinden istifa etmiş sayılması, 14 Mart 1921'de kararlaştırıldı. 1949 yılı sonuna kadar bu görevini sürdürdü. 15 Haziran 1950'de Diyanet İşleri Başkanlığı Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu Üye Yardımcılığına, 27 Eylül 1956 tarihli kararname ile de üyeliğe atandı. 6 Haziran 1959'da emekliye ayrıldı. 22 Kasım1964'te Ankara'da öldü.

        

Taha Akyol Kimdir?

Taha Akyol, Abaza  asıllı olup kökeni Çorum-Alaca-Sultan köyüdür. Türk Gazeteci ve yazar. 1946 yılında Yozgat'ta doğdu. Babası Mustafa, annesi Fatma Akyol'dur. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.  Mehmet Hulusi Akyol”un torunudur.  

Mustafa Akyol

Lise öğrenimini TED Ankara Koleji, Nişantaşı Anadolu Lisesi ve Özel Tercüman Lisesi'nde tamamladı. 1996'da Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden mezun oldu.[1]

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Atatürk Enstitüsü’nde Kürt Sorununun Kökeni konulu master tezi hazırladı. 2006 yılında bu tezi genişleterek Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye? adında bir kitap çıkardı.[1] Bu kitabından dolayı pek çok yazardan olumlu tepkiler aldı.[2][3][4]

Bir dönem ABD'de Akıllı tasarım teorisi (İngilizce: Intelligent design) hareketinin öncülüğünü yürüten Discovery Institute adlı kuruluşta din ve bilim ilişkisi üzerine çalışmalar yaptı. 2005 yılında Kansas Eyaleti Eğitim Bakanlığı'nda eğitim müfredatı değişikliği tasarısı konusunda bilirkişi olarak dinlendi.[1]

Türkiye, İslam dünyası, İslam ve modernite; Kürt sorunu; bilim, din ve ateizm; din, devlet ve laiklik gibi konularda yazılar yazan Akyol'un İngilizce makaleleri, The Washington Post, The Wall Street Journal, International Herald Tribune gibi gazete ve dergilerinde yayınlanmaktadır. Turkish Daily News gazetesi editörlüğü de yapan Akyol'un çeşitli konular üzerine kaleme aldığı Türkçe makaleleri Radikal, Referans ve Zaman gibi gazetelerde yayınlanmıştır.[1]

14.06.2014 tarihinde Star gazetesi ile yollarını ayıran Mustafa Akyol, Hürriyet Daily News gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya devam etmekte, ayrıca Fatih Üniversitesi'nde ders vermektedir. Gazeteci yazar Taha Akyol'un oğludur.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Akyol

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kopsirgen Orhan
1434 gün önce
Değerli kardeşim Yaşba
Sultan köyü 1858-59 yıllarında Kafkasya dan göç etti.Sultan köyü halkı köye geldiği zaman
köyde Türk kardeşlerimiz vardı.Halen daha şimdiye kadar birlik ve beraberlik içinde yaşamlarını sürdürüyorlar.Aleviler ile ilgili bilgi yanlıştır.Aslında sizin köy halkı da Orta Anadolu'da bir yere
yerleştirilecekti.Yanlışlıkla Muğla'ya gönderildiniz.Sizin köy halkını getiren gemi kaptanın hatası...
Çalışmalarına devam et. Edindiğin bilgileri siteye yaz. Beni de haberdar et.Sağ ol...Var ol...
Esenlikler dileğiyle.
Kopsirgen Orhan
1434 gün önce
Değerli kardeşim,
Özen Sanba,
Taha Akyol"u lise öğrenciliğimden beri tanırım.Ben Yozgat lisesi (Orta ve lise bir aradaydı)Orta okul üçüncü sınıfta iken Taha Bey lise son sınıfta idi.
Taha Bey,Lise öğrenciliği yıllarında muhafazakar düşüncelere sahip ateşli bir öğrenci idi.Yozgat da zaman zaman konferanslar düzenlerdi.Bende o yıllarda ona yardımcılık yapardım.Taha bey Çerkez kökenli bende Çerkez kökenli bir kişiydim.O zamanlar sadece Çerkezlik olduğu için kökenlerimizi tam olarak bilmiyorduk.Taha bey liseyi bitirdi İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi.Ardından 1966 lise ders yılı sonunda bende Hukuk Fakültesine girdim.Ben Hukuk 1.sınıfta iken Taha Bey 3.sınıfta idi.Ben hem çalışıp hem okuyan bir öğrenci olduğum için,Taha beyle pek görüşmemiz olmamıştır.İşte bu dönemde görüş farklılığımız doğmuş ondan sonra da görüşme olanağı doğmamıştır.
Kafdav Başkanı Muhittin Ünal yaptığı araştırmalar için Taha Akyol konusunda bana sormuştu.Ben de Muhittin Ağabeye" Taha Bey"in kökeni Çorum-Alaca ilçesi Sultan Köyün-dendir,Sultan Köyü Abaza bir köydür.Herhalde Taha Bey de bu köyden olduğuna göre Abaza asıllı olması gerekir dedim.Muhittin Ağabey:Taha Bey le irtibat sağlamış,sormuş ve yanıt olarak" Tamam ben Kafkas asıllıyım.Ama göçten geçen süreç içersinde biz Türkleştik diye cevap vermiş.
Büyük gazeteci Aziz Kardeşimiz Taha Akyol"un kökeni Çorum-Alaca ilçesi Sultan köyüdür.Sultan Köyü Abaza (Aşuwa köyü ) olup bu köyde Kabardey ailesi yoktur.Bu nedenle Taha Bey"in Kabardey olma imkanı da yoktur.Taha Bey"in akrabası emekli öğretmen Memduh Yaprak beyi 30 yıldır tanırım.Taha bey"in dedesi ile Memduh hocanın dedesi amca çocuklarıdır.Geçmiş yıllarda Taha Bey"in aile büyüklerinin Sultan Köye gelip akrabalarını ziyaret ettiklerini ben Menduh hocadan duydum.
Özen Bey Kardeşim,
Bu kadar anlatımdan sonra sayın Taha Akyol kardeşimiz Kabartay mı dır Abaza mıdır kendisi belirtsin.Daha fazlası var anlatmaya gerek yok.Büyüklerimden duyduğum kadarıyla aslını inkar eden haramzadedir.Taha Akyol gibi büyük bir yazar ve araştırmacı kişinin ne zaman asılını tam olarak arayacağını merak ediyorum.Değerli Kardeşim Özen; hem size ve hemde değerli büyük Kardeşimiz Taha Akyol"a esenlikler diliyorum.ANÇA BZİRA BŞDZRA HAHAYITRAĞAT.10.11.2014

Kopsirgen Orhan
Amgal
1449 gün önce
Köyle ilgili facebookta köyler gurubunda envanter çalışması sırasında verilen bilgi notu aynen 2. Bilgi, Köyün yarısı türk yarısı abaza idi. Abazaların türkleri aleviler den koruması için getirildiği söyleniyor. Samsun havza dan Apsuva lehçesine benziyordu konuşmaları. Tşuu, Naxrey, Temez diğerleri sülalelerini bilmiyor, bir kısmı da net bilmiyor, söyleyemiyorlar. Köyde bir iki adige aile de var?
Özen Sanbay
1450 gün önce
Sayın Taha Akyol ile Atatürk Hava Alanında karşılaştım. Tesadüf eseri yan yana oturuyorduk. Yanında ailesi olduğunu zannettiğim kimseler vardı. Benim de yanımda İstanbul Abhaz Kültür Derneği Başkanı Sayın Hakan Ander Beyguaa vardı. Kendisine sordum "Sizin Abaza olduğunuz söyleniyor. Doğru mu?" Aldığım cevap "Hayır ben Abaza değil Kaberdeyim " oldu.
Yazarın Diğer Yazıları
524 gün önce
1331 gün önce
1397 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=