Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
29°
19 Temmuz 2018, 22:04

Mahinur Tuna Papapha

İkibinyüzaltmışdört

20 Mayıs 2014, 00:23

          21 Mayıs  2164. Bundan 150 yıl sonra 21 Mayıs hangi güne denk gelir bilemiyorum ama oldukça sıcak bir gün olacağını düşünüyorum. Ben o zaman çoktan öteki dünyadaki yerimi almış olacağım. kızım ve torunlarım da.  Kimin ne kadar yaşayacağını tanrı bilir. Sürgünün 150. yılında geçmişle ilgili her şeyi bilemesem de bildiklerimden yola çıkarak gelecek 150 yılı kurgulamak istedim. 

         Merakımı yenemeyip Google'a girdim ve “150 yıl sonra ne olacak?” diye sordum, yanıt hazırdı. Doğrusu çok şaşırdım ve çok şey öğrendim. Biraz umutlandım biraz da hüzünlendim.

         64 yaşındayım, kendime torpil geçip 94'e kadar yaşasam 2044 yılına gelirim. Kızım Burcu'ya Allah uzun ömür versin. Torunlarım Gujan Sımra ve Nejan Sımza şimdikiler gibi 30- 35 yaşında evlenseler, ben göremem ama 2050'lere gelmiş olurlar. Hadi birkaç yıl sonra çocukları olsa, o çocukların evlenme yaşı da aşağı yukarı 2080'li yılları bulsa, onların da birkaç yıl sonra örneğin 2085 de çocukları olsa, o çocukların evlenme çağı bu hesaba göre 2120 yılını bulur. Diyelim ki onların da 2125 yılında çocukları oldu ve bu çocuklar 2160 yılında evlendi, bu hesaba göre onların çocukları 2164 yılında yeni  doğmuş birer bebek olurlar.

         Bu varsayımı biraz daha netleştirmek için sadece Gujan Sımra'yı ele alalım. 2050 'de evlenen Gujan Sımra'nın Nart adında bir oğlu olsa, Nart 2080'de evlense ve onun da Nartsit adında bir oğlu olsa, Nartsit'in  2125 yılında Gunda adında bir kızı olsa, Gunda'nın da  2164 yılında Arpıs adında bir oğlu olsa, Arpıs bebeğe kadar 150 yıllık yaşam nasıl olur diye düşünmek istedim.

         Gujan Sımra için 150 yılda dört kuşak saymış oldum, Nart, Nartsit, Gunda ve Arpıs. Tıpkı 150 yıl önce benim Abhazya'dan gelen dedem Husin'den sonraki dört kuşak gibi. Husin'in oğlu Hapago, Hapago'nun oğlu Aziz, Aziz'in kızı Mahinur. Husin, Hapago, Aziz, Mahinur. Demek ki 150 yıla 4 kuşak sığıyor.

         150 yıl önce dedemin babası Papba Husin anayurdu Abhazya'dan önce Varna'ya sürüldü, Plevne'de savaşa katıldı 13 yıl sonra Türkiye'ye geldi, hiç Türkçe bilmeden öldü. Dedem Hapago, Bilecik'in Alınca köyüne yerleşti Abhazcası mükemmeldi  biraz da Türkçesi vardı. Babam Abhazcayı ve Türkçeyi mükemmel bilirdi, gelenek ve görenekleri de. Ben de Abhazcayı öğrenme şansını yakaladım. Hatta Abhazca okuma yazma da öğrendim, üstelik  atalarımın hiç birinin göremediği Abhazya'yı  da gördüm. Kızım Abhazca öğrenemedi ama halk danslarını ve şarkılarımızı öğrendi, bir Adige delikanlısı ile de evlendi. İki güzel torunum oldu. Onlara hem Abhazca hem de Adigece isimler taktı.

         Torunlarım şimdi dörtbuçuk yaşındalar. Adigece ve Abhazca şarkı söylüyorlar, sayıları biliyorlar, harfleri ve sözcükleri yavaş yavaş öğreniyorlar, şiirler de öğretiyorum. Bazı sözcükleri ezberlettim. Derneğe gidiyorlar, orada Adige ve Abhaz arkadaşlar edindiler, dans ediyorlar, Çerkes yemekleri yiyorlar, Adige bir öğretmenden  Adigece dans dersi alıyorlar. Şimdiden iki Çerkes kostümü eskittiler. Ben öyle inanıyorum ki gelecekte bu çocuklar eğer biz iyi çalışırsak, anayurtlarına da gidip geleceklerler, belki ana dillerini de öğrenecekler.

         Bilim insanları diyorlar ki ömürler artacak, insanlar gökdelenlerde yaşayacak, daha az hastalanacaklar,  Nanotıp ve robotlar sayesinde boş zamanları çok olacak, eğlence sektörü patlayacak, enerjide yeni kaynaklar bulunacak, sıcaklık artacak, deniz seviyesi yükselecek, belki bazı ülkeler sular altında kalacak, belki bazı hayvan ve bitki türleri tamamen yok olacak, bazı diller de ölüp gidecek.

         Diller ölmemeli, diller ölürse kültürler de ölür, dillerin ölmemesi için beyinler şimdiden şartlandırılmalı. Beyinler doğrudan bilgisayara hükmedecek diyorlar. Dilleri ne yapıp edip beyinlere kazımalıyız. Zihin dijital ortama aktarılmalıdır diyorlar. Zihni bilmem ama anadil mutlaka aktarılmalıdır.

         Benim Türkiye'de son on yılda derneklerde gördüğüm durum gelecek için umut vericidir. Daha çok çalışırsak geleceğe daha çok değer taşıyabiliriz. 

          Sürgünün 150. yılında geçmişe ilişkin ne varsa araştırmayı, gerçekçi tutumlar takınmayı, gelecek kuşaklara aktarılması gereken her türlü bilgi ve belgeyi  biriktirmeyi, geleceğe yoğunlaşmak için plan yapmayı düşünürken 150 yıllık gelecek öykümüzde Gujan Sımra ve Nejan Sımza'ya çok iş düşeceğini, bu işler için torunlarıma destek vermem gerektiğini anladım.

         Eşim ve ben Türkiye diasporasından anayurda ilk gidenlerdeniz. İkimiz de kendimizi bildiğimiz günden beri dilimiz, kültürümüz, tarihimiz için canla başla çalışmaktayız. 150 yıl içinde yok olmamak için yapılacak işlerin başında kişisel çabanın büyük önemi olduğunu vurgulamak istiyoruz.  Şartlar ne olursa olsun herkes öncelikle kendine düşeni esirgemeden yapmalıdır.

         Bu gün torunlarım benimle oynamaya geldi, onları bahçemizde gezdirdim, çiçekleri, ağaçları, kedileri, kargayı, çevrede doğaya yönelik ne varsa her şeyi gösterdim.  Çocuklar yaşamı keşfe bayılıyor. Bitişiğimizdeki sitenin bahçesine de gittik.  Torunumun arkadaşı orada oturuyormuş.

         “Anneanne o da Çerkes kızı, onun da adı Nejan ve ben onu çok seviyorum, çok kibar bir kız, tam Çerkes kızı” dedi, dedesinin ilgisini çekti;

         “Çerkes kızı nasıl olur ki?” diye sordu.

         Gujan Sımra madde madde saydı, ağzım açık kaldı.

         “Bunları kim öğretti sana ?” dedi dedesi.

         “Kendim öğrendim.” dedi ama dernekten öğrendiği belliydi. Annesi gelip çocukları alınca pencereden el sallayayım dedim ve kulaklarıma inanamadım. İkisi birden aşağıdan bağırıyordu;

         “Daaradza yıtabup (çok teşekkürler)  anneanneciğim, bu gün çok eğlenceli bir gündü !” dediler.

         Mutluluktan uçtum. Demek ki emekler boşa gitmiyor. Geleceğe mutlaka yatırım yapmalıyız. Eğer onları gerektiği gibi yetiştirirsek, anayurtla iletişimlerini sağlarsak 150 yıl sonra anadillerini ve kültürlerini yaşatabilirler.

         Sürgünü  unutmamalıyız ama gelecek 150 yılı da şimdiden şekillendirmeliyiz.

        Papapha Mahınur Tuna

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
dijincurey
1470 gün önce
biz sizlerin emeklerinizi iyi bilenlerdeniz unutulmuyorsunuz ve unutulmayacaklardansınız ancha yınuha tham ılhes kudure karu kırıt
Yazarın Diğer Yazıları
577 gün önce
783 gün önce
898 gün önce
1284 gün önce
1347 gün önce
1608 gün önce
1831 gün önce
1939 gün önce
1961 gün önce
1975 gün önce
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=