Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
30°
20 Temmuz 2018, 22:59

Vahtang Abhazou

İLİŞKİLERİMİZİN GELİŞİM SÜRECİ

06 Mayıs 2014, 18:22

İLİŞKİLERİMİZİN GELİŞİM SÜRECİ

 

XIX. yüzyılda Kafkasya'daki  savaşın sonucunda Abhazların karşı karşıya kaldıkları trajedi bilinen tarihi bir gerçektir. Bu savaş sonucunda yaşanan sürgün esnasında kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan çok sayıda insan yaşamını yitirmiş, sağ kalanlardan eli silah tutanlar ise ayak bastıkları yeni topraklarda bir cepheden diğerine koşarken ağır kayıplar vermişlerdi. Sürgün sonrasında da bu halkı ne yazık ki kara günler beklemekteydi..

 

XX.yüzyıl başlarında ise Kafkasya’da canlanmaya başlayan özgürlük hareketleri yeni umutlara kanat çırpmaktaydı.  XIX.yüzyılda yurtlarından sürülen kardeşlerimizle de o dönemde sıkı ilişkiler kurulabildi. Simon Basariya, Tataş Marşan, Nestor Lakoba, Efrem Yaşba, Konstantin İnalipa, Mihail Lakoba, Mihail Tarnaa, gibi önemli isimler çeşitli vesilelerle Türkiye’yi ziyaret etme ve Abhaz diasporasıyla bir araya gelme fırsatı buldular. Abhazya, en zor dönemlerinde bile sürgündeki evlatlarını asla unutmuyordu. 1920 yılında soydaşlarımızın anavatanlarına dönüşleri için Dirmit Guliya, Andrey Çoçua ve Dirmit Alaniya gibi önde gelen isimler tarafından bir komite kurulmuştu. Bu komite sık sık halka çağrılarda bulunmaktaydı. En son 23 ekim 1928 tarihinde Türkiye’den 700 soydaşın Abhazya’ya getirilmesi yönünde Komünist Parti’nin Abhazya prezidyumu bir karar da almıştı, ancak Gürcistan yönetimi ne yapıp edip bu konuda adım atılmasını engellemeyi başardı.    1927 yılında araştırmacı ve etnograf Vik- tor Kukba uzun bir süre Türkiye’deki Abhazlar arasında derleme çalışmaları yürüttü. 4 mart 1921 tarihinden yani Abhazya’da Sovyet yönetiminin yerleşmesinden itibaren 1950’li yıllara, Stalin ve kliği ortadan kaldırılıncaya kadar Abhaz halkı akla hayale bile gelmeyecek her türlü zulüm ve baskılarla kar- şı karşıya kaldı. Artık diasporadaki soydaşlarla da en küçük bir ilişki kurabilmenin mümkünü yoktu. Ne anavatandakiler, ne de diasporadakiler biribirilerinden en küçük bir haber alamamaktaydılar.  Nihayet Stalin sonrası yönetime geçen Kruşçev sayıca az olan uluslara nefes aldırdı. Abhazlar da 1930’lu yıllarda kapatılan okullarına ancak bu dönemde kavuşabildiler. Devlet bürokrasisinde yeniden görev almaya, kültür, sanat ve edebiyat alanında yeniden eserler ortaya koyma fırsatları yakalamaya başladılar. Ancak her şeye rağmen Gürcistan yönetiminin el altından da olsa yoğun baskıları devam etmekteydi. Gürcistan yönetimi bırakın diasporadaki soydaşlarla ilişki kurmayı, aynı sınırlar içinde yaşadığı Kuzey Kafkasya’daki kardeşleri ile bile bir araya gelmelerini engellemeye çalışmaktaydı. Abhazya’nın Gürcistan SSC içerisinde kaldığı sürece aydınlık bir geleceğinin olamayacağı ise artık bilinen bir gerçekti. Bırakın geleceği, Abhaz halkının bu günü bile ciddi bir tehlike altındaydı. Abhazlar sadece vatanlarında yaşamaktaydılar, bunun dışında ne kendilerinin ne de sahip oldukları otonom cumhuriyetin herhangi bir gücü bulunmaktaydı. Ancak 1950’li yıllardan itibaren küçücük de olsa bir umut ışığı kırıntısı görünmeye başlanmıştı. Bu dönemle birlikte tek-tük de olsa Abhaz aydınları, sanatçıları, edebiyat ve kültür adamları Türkiye’yi ziyaret etmeye ve soydaşlarımızla ilişki kurmaya başlamışlardı.   1950’li yılların sonunda ziraat mühendisi Enver Otırba görevli olarak bulunduğu Türkiye’de çok sayıda soydaşımızla bir araya geldi. Onun ardından yine bir ziraat mühendisi olan İgor Grigolya üç kez Türkiye’de bulundu, İgor Grigolya Türkiye’den her dönüşünde bir yığın hikayeyi de beraberinde getiriyordu. 1960’lı yıllarda ise Gudauta’dan Zaabet (Çiç) Ayüdzba kardeşlerini görmek amacıyla Türkiye’yi ziyaret etti, onun ardından ise Prof. Zurab Açba... 1968 yılında İzmir Uluslararası Fuarı’na SSCB’den katılan delegasyonun içerisinde Abhazya’dan da Prof.Gerg Dzidzariya, Prof. Şalwa İnalipa, Viyanor Paçliya ve Vladimir Ayüdzba bulunmaktaydı. İstenilen düzeyde olmasa bile fırsat buldukça onlar da soydaşlarıyla bir araya gelme şansına sahip oldular. 1969 yılında İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Asur Araştırmaları Konferansı’na katılmak üzere Vladis- lav Ardzınba ilk kez olarak Türkiye’de bulundu, Ardzınba daha sonra 1987 ve 1992 yılı temmuz ayında diasporamızın daveti ile soydaşlarımızın arasında bulunacaktı. 1970’li yıllarda avukat Roman Biguaa iki kez Türkiye’de kardeşlerinin arasında bulundu, Ömer ve Sabri Biguaa kendisine ev sahipliği yaptılar...

1980’li yıllardan itibaren SSCB ve dolayısıyla Abhazya ile Türkiye arasında ilişkiler hızlı bir gelişme sürecine girdi. 1986 yılında 27 Sovyet yazarı Türkiye’yi ziyaret ettiklerinde aralarında Abhaz yazarlar Aliksa Gogua, Kumf Lamiya, Nelli Tarıpha ve Platon Bebiya’da bulunmaktaydı.  1986 yılında Sohum’da ki “Modateks” şirketinin genel müdürü Batu Ardzınba Türkiye’de kardeşlerinin arasında bulundu. 1990 yılı içerisinde Adapazarı ve Sohum belediyeleri arasındaki kardeşlik anlaşması imzalanması dolayısıyla delegasyonlar karşılıklı olarak Abhazya ve Türkiye’yi ziyaret ettiler.  Abhazya’dan gelen 40 kişiyi aşkın delegasyon içerisinde Belediye Başkanı Con Gubaz ile birlikte Boris Tarba, Nelli Tarıpha, Boris Gurguliya, Terent Çaniya, Boris Tıvüba, Rajden Gumba, Yura Argun, Anzor Mukba, Eteri Koğoniya,  Muşni Huartskiya, Konstantin Calakua, Roman Agırba, Viktoriya Argun, Aleksandır Ayüdzba gibi tanınmış isimler de bulunuyordu.  Abhayalı sanatçılar dünya’nın bir çok ülkesinde bulunmuş, hayranlarıyla bir araya gelmişlerdi. Vasili Tsarguş yönetimindeki Devlet halk dansları ve şarkıları topluluğu böyle bir konser programı çerçevesinde dönemin kültür bakanı Nugzar Aşuba başkanlığında Türkiye’yi ziyaret ederek 15 gün süreyle Adapazarı, Düzce, Eskişehir, İstanbul, Adana, Ankara ve Samsun’da gösterilerde bulundu. Bu gösteriler soydaşlarımız arasında büyük yankı uyandırdı. İnsanlarımız göz yaşları içerisinde anavatandan gelen sanatçılarını alkışladılar ve konser bitiminde sar- maş dolaş oldular. Aynı yıl içerisinde Sakarya Kafkas Kültür Derneği çatısı atlında oluşturulan Kafkas halk dansları ekibine hocalık yapmak üzere tanınmış sanatçı Kandit Tarba Adapazarı'na davet edildi. Dernek başkanı Ahmet Suktar zamanında başlatılıp Mecdi Çukniya döneminde tamamlanan bu proje sonunda 70 kişilik halk dansları ekibi Türkiye’deki gösterilerinin ardından Abhazya ve Kuzey Kafkasya’ya bir turne gerçekleştirdi ve insanlarımız arasında büyük bir heyecan dalgası yarattı. Yıl sonunda ise Türkiye’ye davet edilen Kandit Tarba “Kafkas” adı verilen 75 kişilik bir halk oyunları ekibi oluşturdu.

* * *         * * *       * * *

Abhazya’da devrimci bir mücadelenin başladığı 1920’li yıllarda Türkiye’den Mustafa Bütba (Bütbay) Abhazya’yı ziyaret ederek Dirmit Guliya başta olmak üzere üst düzey bazı kişilerle görüşmelerde bulundu. 1921 yılından sonra ise Sovyet rejiminin yerleşik bir hal almasıyla Abhazya ile diaspora ilişkiler tamamen kesilmişti.  Sadece 1969 yılında Mehdi ve Hakkı Ajiyba kardeşler Abhazya’yı ziyaret edebildiler. Ardından 1973 yılında Salih Amıçba, eşi Meliha Kiılıpha, Mahinur Papapha ve eşi Rahmi Tuna Abhazya’yı ziyaret ettiler.

1975 ekim ayında ise Ömer Beyguaa, Sabri Beyguaa, Orhan Aşamba, Salih Amıçba, İrfan Atüanba, Zülküf Aykısba, Fikret Aquısba, Raif Abgınba, Cengiz Abgınba, Şefket Bediya ve Hasan Yazıcı anavatanlarını ziyaret ettiler 1976 yılında Erol Kutaliya ve Atilla Açüışba ayrı ayrı Abhazya’yı ziyaret etti. 1977 yılında daha önce Abhazya’yı ziyaret eden grup bu kez de eşlerini yanlarına alarak ve daha kalabalık bir şekilde tekrar vatanlarını ziyarete geldiler.  Grupta bu kez, Ömer Beyguaa, Sabri Beyguaa, Orhan Aşamba, İrfan Atüanba, Cengiz Abgınba, eşleriyle birlikte  bulunmaktaydılar. Ayrıca Zülküf Aykuısba, Fikret Aquısba, Raif Abgınba, Salih Amıçba, Abıgba Baki, Beyguaa Muazzez, Çukniya Cemal, Gındiya Eşref, Gucuwa Basri, Cergeniya İlhan, Çımtsı (Kapba) Selahatin, Agumaa Yılmaz ve Açanba Şefaattin gibi isimler de yeni gelenler arasındaydı. 1979 yılında İhsan ve İzzet Ayüdzba kardeşler ata topraklarını görmek için anavatanlarına geldiler. 1984 yılında ise Ubıx kardeşlerimizden Asım Berzeg bir kaç günlüğüne de olsa Abhazya’ya geldi ve Abhazya otelinde misafir oldu. 1985 yılı Ethem Arüytaa’nın anavatanının ziyaret ettiği yıl oldu. 1989 yılındaki Abhaz-Gürcü geriliminin had safhada olduğu bir dönemde Ceyhan Taskuaçipa, Ersin İnapha, Adem Naxeariya ve Selami Axba özel araçlarıyla Abhazya’ya geldiler. Aynı yıl, temmuz olaylarının hemen sonrasında gazeteci Sezai Papba Abhazya’ya geldi. Kısa bir süre sonra da Şinasi Trapş ile Selahattin Tambiya ve onların ardından da üniversite öğretimi için 5 kişi Sohum’a geldiler. Ancak her şeyden çok Abhazya’daki vatanseverleri sevince boğan gelişme ise Cezmi Kucba’nın anavatana kesin dönüş yapıp, Alina Açıpha ile yaşamını birleştirmesiydi. Cezmi’nin ayağı uğurlu olsa gerek, hemen ardından Solmaz Kucba anavatana yerleşti ve Albina Mıfüpha ile evlendi. Sonrasında da Akın Kucba İrma Adleyıpha ile evlenerek Abhazya’ya yerleşti. 1990 yılında İstanbul Abhaz Kültür Derneği başkanı Olgun Abaş, Abzax kardeşlerimizden Erhan Hapae ile Fikri Açışba, Server Amıçba ve Sabahattin Bagateliya anavatanlarını ziyaret ettiler. 1989 olaylarından sonra Abhazya’ya diyasporadan gelişler büyük yankılar yapmaya başlamıştı. Bu yüzden 1990 yılının mart ayında Türkiye’den kalabalık bir soydaş grubunun Abhazya’ya gelişleri halk arasında büyük bir duygu patlaması yarattı. Grubun davet edildiği her yer mahşeri bir kalabalıkla doluyor, insanların gözyaşları sel oluyordu. Agumaa Necati’nin başında bulunduğu grupta: Orhan, Bülent, İLİŞKİLERİMİZİN GELİŞİM SÜRECİ Koparal ve İlhami Abıgba kardeşler, Şeref ve Ufuk Tzıtzyıpaçüa, Feyzi Aphazou,Turgay Karçaa, Yılmaz Atüanba, Reyhan Cuğipa, Muammer Cokua, Aykut Adzınba, Hicran Aşuba, Hicabi Agırba ve İrfan Kapba bulunmaktaydılar. Grup, Abhazya’nın Tzabal bölgesi kökenli ve İnegölde yaşayan soydaşlarımızdan oluşuyordu. Aynı yıl, Adapazarı ile Sohum arasındaki kardeşlik anlaşması görüşmeleri çerçevesinde Adapazarı Belediye Başkanı Ünal Ozan kalabalık bir grupla Abhazya’yı ziyaret etti. Grupta, Engin Taskuaçipa, Özgür Argun, Burhan Bediya, Basri Gucuwa, Cemal Çukniya, Oral Bganba, Havva Axba, Ayhan Mukba ve Seher Ajiba gibi çok sayıda Abhaz kökenli de bulunmaktaydı. Adapazarılı misafirler Abhazya’nın tarihi ve turistik tüm merkezlerini ziyaret ettiler, köylere konuk edildiler ve Suriye’den anavatanına dönüş yapmış olan Ziwar Çiçba’nın  düğününe katıldılar. 31 Mayıs 1990 yılındaki sürgünü anma törenlerine Türkiye, Suriye, Almanya, ABD ve Kuzey Kafkasya’dan misafirler katıldı. Törenlerde Cemal Çukniya, Oral Bganba, Seher Ajiyba ve Ayhan Mukba da birer konuşma yaptılar. Zamanla soydaşlarımızın anavatanlarını ziyaretleri daha da kolaylaştı ve sıklaştı, artık dünya’nın çeşitli ülkelerinden kardeşlerimiz aynı dönem- lerde Abhazya’ya geliyor ve buradaki etkinliklere hep birlikte katılıyorlardı.  Örneğin 7 ekim 1990 günü gerçekleşen “Lıxnaşta” festivaline Türkiye’den Orhan Aşamba ve Şerafet Mukba, Suriye’den Ahmat Kucba ve ABD’den de Yahya Kazanba gelmişlerdi. Abhazya’yı bir kez gören artık onu asla hayatından çıkaramıyor, bir gelen bir daha gelebilmek için adeta fırsat kolluyordu. Yine 1990 yılında unutulmaz bir başka olay daha gerçekleşti. Türkiye’den  27 çocuk, refakatçi öğret- menleriyle birlikte Batum üzerinden karayoluyla Abhazya’ya geldiler. Çocuklar, Pitsunda da tatil yapmanın yanısıra, Abhazya’nın tarihi ve turistik yerlerini, akrabalarını ve çeşitli kurumları ziyaret ettiler, yaşıtlarıyla beraber ana dil eğitimi aldılar, halk dansları ve şarkıları çalışmalarına katıldılar. Bu süre içerisinde de arkadaşlarıyla tanıştılar ve aralarında derin bir sevgi bağı oluştu. Grubun başında Türkiye’den gelen tecrübeli öğretmenler İfrar Çkotua, Pakize Vurdum ve Özhan Bediyapha, çocukların anavatanlarında mutlu olabilmeleri için ellerinden geleni esirgememekteydiler. Grup Abhazya’ya gelirken Aşamba Mümtaz ve kardeşi Edip’de onlara eşik etmişlerdi. 1991 yılı Abhazou ailesi için de unutulmaz bir yıl oldu. Zira İnegöl’de yaşayan kardeşimiz Feyzi Abhazou ziyaretimize gelmişti. Feyzi, bir yıl sonra bu kez de yanına babası Yetim, kız kardeşi Neriman ve arkadaşı Eren Axba’yı da alarak yeniden bizlere misafir olmuş ve tüm yakınlarımızı sevince boğmuştu. 1991 yılı içerisinde İstanbul Abhaz Kültür Derneği başkanı Mümtaz Aşamba 39 kişilik bir grupla Abhazya’yı ziyaret etti. Grupta Berrin Ayüdzba, Ersin Çkua, Esat Axba, Tülün Çüeyba, Hilal Atüanba, Meral Atüanba gibi isimler de bulunmaktaydı. Aynı zaman diliminde Laçüış Adil ve eşi Türkan ile Hakkı Ajiyba, Ruhi Yaşba, eşi Nebahat ve kızı Berna’da anavatanlarına geldiler.  1991 yılında o döneme kadar hayal bile edilemeyen büyük bir olay gerçekleşti. Kandit Tarba tarafından Adapazarı'nda oluşturulan 70 kişilik “Sakarya Kafkas Halk Dansları Ekibi” başlarında dernek başkanı Mecdi Cengiz, Orhan Xurxmal, Meydan Bganba ve Oktay Çkotua olmak üzere gösterilerde bulunmak üzere iki otobüsle Abhazya’ya geldiler. Ekip Abhazya’da büyük bir sevgi gösterisiyle karşılandı.  Gösteri yapılan salonlar dolup taştı.  Abhazya’nın dışında Adıgey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey’de de gösterilerde bulunan ekip en son Abhazya Devlet Filarmoni salonunda Şaratın ile birlikte sahne aldı. Yaklaşık 20 gün süren turne, Anavatan ve diaspora tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu.  Çünkü bu ekiple Abhazya’ya gelen gençlerin bir kısmı daha sonra üniversite eğitimi için Abhazya’ya geldiler. Savaş başladığında da bu kez savaşmak için anavatana koşan grubun çekirdeğini oluşturdular. 1991 yılı Kasım ayında Abhazya Devlet Üniversitesi’nde okumak üze- re Türkiye’den  (Abhaz-Abazin kökenli) 23 öğrenci Abhazya’ya geldi.

* * *

Abhazya ve yurtdışındaki soydaşlar arasındaki ilişkiler her geçen gün umut verici bir şekilde gelişmekteydi.  İkiye bölünmüş durumda olan halkın birbirleriyle kavuşmalarının önünde artık hiç bir engel kalmamıştı.  Ancak 14 ağustos 1992 tarihinde başlayan uğursuz savaş, Abhazya’yı tekrar karanlık bir döneme sokacaktı. Daha önceki ilişkilerin yarattığı sevgi ve bağlılık nedeniyle Abhazya’daki savaş diasporada büyük bir tepki doğurdu. Herkes bu yangını yüreğinde hissettiğinden Türkiye’den, Suriye’den, Ürdün’den Abhaz ve Adıge gençleri akın akın Abhazya’ya savaşa koşmaktaydılar. Bu şekilde yola çıkan 33 kişilik ilk grup 25 ağustos 1992 günü Gudauta’ya ulaştı.  Artık soydaşlarımız da anavatandaki kardeşleriyle omuz omuza vatanlarını savunmaktaydılar. Cepheye koşan gönüllüler arasından Türkiye’den gelen Tsıba Efkan, Kuadzba Vedat, Abağba Bahadır, Argun Zafer ve Yagoj Hanefi. Suriye’den gelenler den ise Arüytaa Farid, Çiçba Ziwar ve Tsey Hasan şehitlik mertebesine ulaştılar.                               

 V.Abhazou

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=