Lütfen bekleyin..
DOLAR
3,7700 % -1,14
istanbul
19 Ocak 2018, 04:55


BEYGUA ÖMER’İ TANIMAK VE ANLAMAK

24 Şubat 2016, 01:22

Kafkas halklarının tarihin derinlerine gittikçe, dillerini irdeledikçe aynı ana babanın çocukları olduklarını göreceklerini ve buna uygun şekilde örgütleneceklerini hayal eder, ancak bu anlamda bir gelişme göremez ve üzülürdü.

Saygıdeğer Beygua Ömer 22.7.1989 tarihinde, 90. yaş gününde kendisiyle yaptığım bir söyleşiye şu cümlelerle başlamıştı:

“1901 yılında Düzce’nin Efteni Köyü’nde doğdum. Köyümüz üç muhtarlık ve birçok mahalleyi kapsayan büyük bir Abhaz köyüdür. Kafkasya’dan zorla sürülen ihtiyarların birçoklarına eriştim. Kendilerinden öğrendiklerim çoktur..”

Değerli kültür emekçisi Papapha Mahinur’un Ömer amcayı anlatmamı istediği yazıyı kaleme almak için eski kitap ve yazıları karıştırırken ABHAZCA İLK DİL Mİ? Isimli kitabın arasından varlığını bile unuttuğum bir söyleşi taslağı çıktı. Okuduğumda tamamlayamadığım ve yayınlayamadığım için üzülmekle birlikte onu anarak fazlasıyla duygulandığımı gören eşim, elimden aldığı yazıyı okuyunca, yazıma onun yukarıdaki sözleriyle başlamamın ve onu tanıma şansına vurgu yapmamın iyi olacağını ifade etti.

O günlere gittim. 
Sanırım üniversitedeyken 1979 ya da 1980 başında bir kitapçıda rastlayıp aldığım 1971 tarihli ABHAZ MİTOLOJİSİ ANAÇ MI? adlı eserin sahibi olan -maalesef  değeri yeterince bilinmemiş ve anlaşılmamış - nadir aydınlarımızdan biriyle yıllarca evinde hasbıhal edeceğim ve değerli kitaplığının tüm kitaplarını tek tek elime alıp listeleyeceğim aklıma gelmezdi. Ve yıllar sonra onun değerini bilen bir grup aydının çalışmasında minik bir iz bırakacağımı bilemezdim.

İlerlemiş yaşının çok çok üstünde yaşam enerjisi ve daha önemlisi araştırma ve yazma azmi olan böyle ikinci bir insana henüz rastlayabilmiş değilim. Yaşamında eserleri tam olarak anlaşılamamış olduğunu bile bile sürekli üretirdi. Onun gibi olmak isterdim. Olamayacağımı bile bile ona özenirdim.

Yaptığımız sohbetler ve aradan geçen yıllar pek çok konuda onun ne kadar haklı olduğunu da bana gösterdi.

Kafkas halklarının tarihin derinlerine gittikçe, dillerini irdeledikçe aynı ana babanın çocukları olduklarını göreceklerini ve buna uygun şekilde örgütleneceklerini hayal eder, ancak bu anlamda bir gelişme göremez ve üzülürdü.
Abhaz Mitolojisi Anaç mı adlı eserinin önsözünde buna özelllikle işaret ediyordu:
“..Abaskokerket ve diğer Kafkas otohton dilleri, eskiye doğru gittikçe birbirine yaklaşmakta ve sonunda birleşmektedir, aralarındaki ortak kelimelerden bazıları bu dillerden birinde asıl şekliyle söylenirken, diğerlerinde değişik söylenişleri kullanılmaktadır. Bu itibarla, bu dillerin verilerinin bu dillerden yalnız birine özgü sanılması çok kez yanlış olur, sonuç ortaktır. Bunların hepsinin teşrihi Kafkas bilimini tamamlar..”

Ne yazıktır ki, onu anlama kapasitesi zayıf sözde aydınlarımız yazdıklarını dikkatle ve iredeleyerek okumak yerine son derece yanlış dedikodular ile kendisini önemsememişlerdir. 
O öncelikle düşündürmek ve araştırtmak için yazmıştır. 
Yazdıklarının kesin doğrular olduğu şeklinde bir iddiası asla olmamıştır.
Bakın aynı kitapta yine önsözde ne diyor:
“..Bu yargılarımızın bazılarının kesin olmadığı da görülecektir. Kesin yargılarımızda da hiç bir hataya düşmediğimiz de iddia edecek değiliz.Ancak konuları gereği kadar işlemeye imkan bulacak sayın araştırmacının katılmayacağı yargılarımızın az olacağı kanısındayız..”
Bu kadar net şekilde konuların bilimsel yöntem ve uzman ellerde araştırılmasını salık vermiştir. Buna rağmen bir kaç aydın dışında anlaşılamayan bir değerdir sayın Beygua Ömer.

2016 yılında onlarca dernek ve birkaç federasyon kurmuş ancak örgütlenmemiş, ciddiye alınacak üretimleri olmayan ve en önemli olaylarda bile bir araya gelmeyi beceremeyen, kendi içlerinden çıkacak insanlara desteği zul gören Kafkasyalılar’dan o zamanlar sıkça söz eder ve bu anlayışın yıkılmasının gereğini ifade ederdi.

Aynı söyleşinin bir bölümünde şunları da demişti:
“..Ben Kafkas Kültür Dernekleri’nin kurulmasını ve çalışmalarını çok isterim. Ama muhaceretteki Kafkasyalılar’ın laf kalabalığından başka etkili bir iş yapmadıklarına inandığımdan, bana başvuran Kafkasyalılara, cemiyet cemiyetsiz yapılamayacak işler için kurulur; bizler cemiyetsiz yapılabilecek işleri de yapmadığımızdan, kurulmasını istediğiniz bu cemiyet de bir şey yapacak değildir dememe rağmen, ısrarlarına dayanamayarak ve isteklerine de saygı ve sevgim dolayısıyla cemiyetlerini yine kurdum..”

Eserlerini üstünkörü okuyan kimleri tekrarlardan söz ederek tezlerine burun kıvırmışlardır. Halbuki halkını ve onun içinden çıkan sözde aydınları iyi bildiği için daha ilk kitabının ilk satırlarında bunun nedenini açıklıkla ifade etmiştir.
O işlenmemiş, zorlu ve kendi aydınlarının bile cesaret vermediği bir yola çıkmış ve inanılmaz hızla yürümüş bir aydın idi. Kendi deyimi ile, 
“..İşlenmemiş bir yolda yürüdüğümüzü sanıyoruz. Sonradan geleceklere yürüme kolaylığını versin diye bazı dikenli yerleri tekrar tekrar çiğniyoruz. Bu yazıdaki bazı izahlarımızı yer yer tekrarlamamız da bu niteliktedir. Bazı okurlarımız için bıktırıcı olursa özür dileriz.”

Keşke daha daha çok üretebilse ve biraz destek görse, gerçekten bilimsel yolla irdelenerek eleştirilse ve gelecek kuşaklar daha iyilerini yazsalar. Ancak, kendi insanına saygısı azalmış, başarıları yok sayan bir toplum olduğumuzdan bu konuda çok da umutlu değilim.

Umarım gelecekte anlaşılır Beygua Ömer ve onun gibi emekleri yok sayılan az sayıda büyüğümüz.
Saygılayla ve teşekkürle anısını içimde taşımaya devam ediyorum.
Kendi büyükleri hakkında söyledikleri gibi bitireyim isterim:
“Kendisinden öğrendiklerim çoktur”. Onu tanıdığım için gurur duyuyorum.

Yalçın Karadaş (K’eref & Kuşba)
23 şubat 2016, Maltepe, İstanbul

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kopsirgen Orhan
694 gün önce
Değerli Kardeşim,Karadaş
Unutmadıysam sizin anneniz Abaza babanız Kabardey...
Ömer Amca Asuwa,Ömer Amcayı Adapazar ve Düzce de yaşayan Apsuwavalın hiç biri
değerini bilmedi ve değerlendirmedi...Dilinize kaleminize ve kalbinize sağlık.Ömer Amca için
yazdıklarınız için teşekkür ediyorum..24.02.2o16
Kopsirgen Orhan
KONUK YAZARLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
“Her sülale kendini nasıl tek kişi katılımıyla temsil ederse, her yerleşim ..
Keşki Ömer Beyi (bana göre) yanlış kişiler üzerinden tanımamış olsaydım, Bi..
Sosyal medyanın çukurlarında kaybolacağına olan inancımdan dolayı yazarın k..
Toplumları; kültürleri ayakta tutan Omar gibi insanları anlamak zaman alabi..
Bizim geleneğimizde kucaklaşmak vardır ama (bu birbirine çok yakın olanlar ..
Tabii 150 yıl önce terk edilen vatanı " ta yüreğinde anavatanın olarak..
nakliyat
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=