Lütfen bekleyin..
DOLAR
istanbul
14°
22 Nisan 2018, 19:19


VLADİSLAV ARDZINBA'NIN ARDINDAN...(BÖLÜM 5)

03 Mart 2013, 22:53

“ Savaşın başlamasına engel olmanın, savaşı kazanmaktan daha zor olduğu ortaya çıktı. Savaş, insanın zevkle yaptığı bir iş değildir. Hatta son derece iğrenç olduğunu bile söyleyebiliriz. Buna rağmen Kafkasya’da savaş, savaştan da daha büyük bir şeydir. Bu yüzyıllar boyunca süren acı bir hatıradır.”

Sana gelen yola zamanın yaşanmış parçaları sıra sıra serilmiş…

Vladislav Ardzınba savaştan hemen sonra:” Barıştn savaşa geçme süreci çok zordu, ama gerçeği söylemek gerekirse, savaştan barışa geçme süreci çok çok daha zordur “ dediğinde, o’nun bu sürecin de başında durmaya hazır olduğundan kimsenin en küçük bir şüphesi bile yoktu.

“Halkınve devletin lideri, öncelikle ulusun kaderiyle ilgili kararların sorumluluğunu üstüne almasını bilmelidir”  Vladislav Ardzınba bu sözü kendi hayatı ve tavırları ile ispatladı.

Savaşın başlamasına engel olmanın, savaşı kazanmaktan daha zor olduğu ortaya çıktı. Savaş, insanın zevkle yaptığı bir iş değildir. Hatta son derece iğrenç olduğunu bile söyleyebiliriz. Buna rağmen Kafkasya’da savaş, savaştan da daha büyük bir şeydir. Bu yüzyıllar boyunca süren acı bir hatıradır.” Savaşın dehşet verici tabiatını iyi anlayan Vladislav Ardzınba için, savaş sonrası kırılgan barış döneminde rahat bir hayat olamazdı. Ve bu barış döneminin, acılarla yoğrulmuş vatanını hiçbir zaman terk etmemesi için elinden geleni, her şeyi yapıyordu. Yeni bir savaşın başlangıcı olabilecek günü çok iyi hatırlıyorum. Ardzınba yerinde olmasaydı, savaş o gün başlardı. Üst düzey bir Rus generali İngur nehrinin Gürcistan tarafından toplanan çok sayıda kolonist Gürcünün Abhazya’ya girmeleri için yol açma emrini aldığını haber verdiğinde Vladislav dağlardaydı. Telefondaki ses aşağılayıcı tonda idi ve “Başkan ne diyorsa desin, biz aldığımız emri sonuna kadar uygulayacağız!” diyordu. Parlamento Başkan Yardımcısı olarak haberi gece geç saatlerde aldım. Neden o gün ülke yöneticilerinden hiç birinin başkentte olmadıklarını bugün hala anlamış değilim. Benim için o gece ve öbür gün, artık ulusun demiyorum, sadece bir kişinin hayatının sorumluluğunun bile ne kadar trajik bir ağırlığı olduğunu anladığım zaman oldu. Gece yarısından sonra birkaç günlüğüne tatilde bulunan Ardzınba’ya ulaşabilmek için yaylaya gittim. Kamp yerine sabahın köründe ulaştığımda Vladislav hariç her kes uykudaydı. O ise moralsiz ve traşsız, duman içinde sönmekte olan ateşi canlandırmaya çalışıyordu. O gün, haberi ona götürdüğümde sanki bekliyormuş gibi tüm gece uyumadığını düşündüm. “ İyi sabahlar “ dilediğimde aldığım cevap, Burada da mı beni buldun? oldu. “ Ben değil ülkenin problemleri seni buldu. Onlardan hiçbir yere kaçamassın!” demek istedim ama yinede kendimi tuttum.

Vladislav Ardzınba’nın son zamanlarda çalışma arkadaşları tarafından yapılan gereksiz eleştiriler ve suçlamalar nedeniylebozulan moralini gözönüne almamış olamazdım. Buraya dağlara yalnız kalmak ve oluşan durumu düşünmek için birkaç günlüğüne dinlenmek için çıktığını iyi biliyordum. Onunla hiçbir iletişim kurulmamasının nedeni de buydu zaten. Şimdi ben karşısındaydım ve durumu anlatırken sadece Vladislav Ardzınba’nın bu problemi çözebileceğinden emindim. Sadece o yapabilirdi bunu, diğer “kurtarıcı” adayları, yani en zor durumlarda hep şehir dışında bulunanlar bunu asla beceremezlerdi.

Vladislav Ardzınba hiçbir şey demeden eşyalarını topladı ve yayladan indik. O gün trajik bir tiyatro oyununun seyircisi gibiydim. İyiliğin kötülüğü yenmesi gereken bu tiyatro oyunu ara vermeden sabah saat 10’dan gece 22’ye kadar sürdü. O gün Vladislav Ardzınba neredeyse Rusyanın tüm politik ve askeri yöneticileriyle telefonla görüştü. Tüm kurumlara mektuplar gönderdi. Hala anlamış değilim farklı insanlarlakonuşurken hangi kriterlere göre ses tonu seçiyordu. Adeta her şeyi kullandı. Sertlik, diplomasi, çağrı, sadece kendi topraklarında yaşamak isteyen insanlara karşı uygulanacak adaletsizliğe Tanrı’nın vereceği ceza uyarısı… Ve gece yarısına yakın bir zamanda o general Ardzınba’yı arayıp özür dilerken ses tonu ile Ardzınba’ya ve Abhaz halkına duyduğu saygıyı anlatıyordu. Vladislav her şeye rağmen o generale yerinde kalmasını sağlayacağına ve itibarını koruyacağına söz verdi. O gün, bir kez daha böyle bir lider ile tüm olmazları oldurabileceğimizden emin oldum.

Genadi ALAMİYA Çeviri: Oktay CHKOTUA

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
EDİTÖR'DEN Kategorisindeki Diğer Haberler
Abhaz Bayrağındaki ve Armasındaki Sembollerin Gerçek Anlamı Nedir?
MESLEK SEÇİMİNİZDE İLKLERİ, YAYGINLAŞMAMIŞ DALLARI SEÇMEK, GELECEKTE, ARANA..
Ünal Akbulut Bınala Onu en iyi Kendisi yani şiirleri tanıtıyor. Üzerine bi..
3 günlük tatile gider gibi, yanına yedek bir pantolon bir kazak ve çorap al..
Onlar Bizim Her Şeyimiz! 4 Metin Aşoğlu Aşba
Cennet Vadisi Bilecik Bozüyük yol güzergâhında Başkoy, Kalanlar Mevki Bilec..
nakliyat
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=