Lütfen bekleyin..
DOLAR
3,8101 % 0,93
istanbul
11°
21 Ocak 2018, 21:22


VLADİSLAV ARDZINBA'NIN ARDINDAN...(BÖLÜM 3)

03 Mart 2013, 22:41

.”Küçük Abhazya’da siz her askeri ve buna ek olarak onların annelerinide tanıyorsunuz. Oğlu öldükten sonra o kadının, o annenin gözlerine bakmak gerekiyor. Bu öylesine korkunç bir durumdur ki bunu düşmanına bile dilemessin.”

Kendini insanlığa adayan kişi, Olimpos tepesinde onurlandırılacağı yerde çarmıha gerilmeyi göze alandır.

Bu hakikatı anlayan ve kabul eden insan, ruhunu baskıya alan gerçekliğe hizmet etmeyi kabul edemez, tam aksine başkalandırır ve kazanır. Bı karakter yaşamla edinilemez, ancak doğuştan kazanılır.

Çocukken Gumısta nehrinin kıyısında at koştururduk. Hatırlıyorum, at koştururken önümde gergin duran teli fark ettim. Bu tel, kolayca kafamı kesebilirdi, ancak hızla eğilerek telin altından geçtim.” Bu bölüm, Vladislav Ardzınba’nın çocukluk hatıralarından alıntıdır. Bu da, onun akademik makalelerinden alınan bir bölüm: “Abhaz destanlarında Sasrıqua’nın çocukluk dönemi kahramanlıkları çok önemliydi. Biz onu, çocukluğunda bile elinde çekiçle görürüz. Birgün, Sasrıqua’ya ait olan azgın atı çocuğun yanına hiç kimse getiremedi. Bu durumda çocuk kendisi ata binip zaptetmeye karar verdi ve hiç tereddüt göstermeden ata bindi, ama at bir göğe sıplıyor, bir yerlere çakılıyordu, bir doğuya koşuyordu, bir batıya; Sanki Sasrıqua’yı öldürmek ister gibiydi. Ama Sasrıqua elindeki çekiçle atın kafasına öyle bir vurdu ki, adeta atın gözlerinden yıldızlar fırladı ve at birden bire sakinleşiverdi.” Şairin dediği gibi ikisi , kökleri aynı öz kardeşler!

“Bilgiç tecrübeli” yerel politikacılar ve muhalifleri Vladislav konuşmaya başlarken, küçücük bir ülkenin değilde, güçlü ve büyük bir ülkenin lideriymiş gibi davranmasından dolayı büyük bir rahatsızlık duyuyorlardı. Ardzınba’nın bu şekilde, halkların kaderini çizen kişileri kızdırdığını düşünüyorlardı. O, tarihte Hititlerin diplomatlıklarını araştıran biri olarak, aşırı inatcılığın savaşı getirdiğini de iyi biliyor ve güya verebileceği kadar ödün veriyordu, ama bunu yaparken sınırsız sorumsuzluğun, savaşsız bir yenilgi olduğununda farkındaydı. Vladislav Ardzınba kendine has bağımsız davranışlarıyla, öz vatanında neredeyse azınlık durumuna düşürülen halkının, aşağılık kompleksi ve kendine güvensizlik hislerinden korumak istiyordu. Halkı birleştirmek için artık zamanın geldiği kararının ilk olarak Ardzınba tarafından alınmadığını biliyorum. Ama savaştan önce halkı birleştiren yegane gücün o olduğuna kim itiraz edebilir?

Ve savaş başladı, acımasız ve şiddetli bir savaş… Yüzyılın sonunda halkımız yeni bir acı tecrübe daha edinecekti anlaşılan. Uzun tarihi yolculuğumuzda karşımıza çıkan diğer sorunları bile unutturacak acı bir tecrübe… “Gürcüstan Devlet Konseyine bağlı yabancı silahlı güçler topraklarımıza saldırmış bulunuyor. Aralarında suçluların ve salıverilen mahkumların da bulunduğu küçük ülkemize ölüm ve yıkım getirecek olan bu saldırının hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır” böyle trajik sözlerle halkına seslenmemek için herşey yapılmış mıydı acaba? Bizi savaşa götüren yolda herhangi bir hata yapmışmıydık? Bu soruların verdiği rahatsızlık savaştan sonra bile bitmiyor, bu felaketi durdurmak için herşeyin yapıldığına emin olunmasına rağmen.

Abhazya yönetimi “Topraklarımıza tanklarla girilmemeliydi,  görüşmeler yapılmalıydı” diye bastırırken Doğu Dilleri Enstitüsünün Müdür Yardımcısı Vlademir İsaev ise, “Devlet başkanı Vladislav Ardzınba bir bilim adamı, bir entelektüel, tarihçi, Hititler üzerinde parlak bir doktora tezi yazan bu kişi, savaşı başlatacak biri olamaz.” diye feryat ediyordu. Ölü diller uzmanı şimdi kaderin garip bir tecellisi ile bağımsızlığını ve kendi diline sahip olma hakkını savunan bir halkın lideri durumundaydı. O, hayatının bu en zor dönemlerinde iyilikperver insanların anlayış ve desteklerini kendilerinden hep bekledi. Başkenti kurtarma operasyonu başarısız sonuçlandığında ve üzülmesi gerektiğinde bile “Abhazya gösterildiği gibi yalnız değil. Dünyadaki dostlarımızın sayısına bende şaşırıyorum.” diyordu gururla.

Savaşta insanların ayrışması sadece ateş hattında olmuyor. Ardzınba savaşta sadece cesaretsiz insanları değil.”Kahramanları” da her gün görmeye mecburdu. Bu insanlar, “Aksakallıları” da her gün görmeye mecburdu. Bu insanlar,”aksakallıların”ağzıyla “halkı korumak için” teslim olma tekliflerinde bulunuyorlar ve Vladislav Ardzınba’yı diplomasiyi bilmemek, uzağı görememek ve insanların ölümüne neden olmakla açıkça ya da gizlice suçluyorlardı. Bu onların ve arkalarında duranların kirli oyunlarıydı. Onun evinin önünde bile yürüyüş düzenleyip “Ölen evlatlarımızı geri ver!”slagonları attılar.

Vladislav Ardzınba için eskiden beri acılarla yoğrulmuş olan yurdunun içine düştüğü trajedinin son kurbanı olmak kolaydı. Ama bu, savaşın bitişi için yeterli değildi. İnsan ve yönetici olarak en önde olmak, her şehit olanla ölmek ve her defasında hayatla ölüme giden yol üzerinde gidip gelmek zorundaydı.”Küçük Abhazya’da siz her askeri ve buna ek olarak onların annelerinide tanıyorsunuz. Oğlu öldükten sonra o kadının, o annenin gözlerine bakmak gerekiyor. Bu öylesine korkunç bir durumdur ki bunu düşmanına bile dilemessin.” Vladislav Ardzınba bu sözlerle kendine yakın olan insanların hayatlarını rizke atmanın ne kadar zor olduğunu ve bir insan olarak yaşadığı trajediyi çok iyi anlatıyordu. Bu durumda, sadece devam etmek yeterli değildi, bununla beraber sınırlarda aşılmalıydı ve birileri artık yolun bittiğini düşünürken bile o, “   Biz yaşamak için ölüme gidiyorduk.” diyecekti.

Genadi ALAMİYA Çeviri: Oktay CHKOTUA

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
EDİTÖR'DEN Kategorisindeki Diğer Haberler
Abhaz Bayrağındaki ve Armasındaki Sembollerin Gerçek Anlamı Nedir?
MESLEK SEÇİMİNİZDE İLKLERİ, YAYGINLAŞMAMIŞ DALLARI SEÇMEK, GELECEKTE, ARANA..
Ünal Akbulut Bınala Onu en iyi Kendisi yani şiirleri tanıtıyor. Üzerine bi..
3 günlük tatile gider gibi, yanına yedek bir pantolon bir kazak ve çorap al..
Onlar Bizim Her Şeyimiz! 4 Metin Aşoğlu Aşba
Cennet Vadisi Bilecik Bozüyük yol güzergâhında Başkoy, Kalanlar Mevki Bilec..
nakliyat
İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
medi
haceri, simya , naturel , dogal , urun , organik sampuan , organik sivi sabun, organik dus jeli , organiMilliSavunmaYusufoğlu Makina ve Kalıp Sanayi
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=